Acı Gerçekler
Yazarlar // 5 Aralık 2020 Cumartesi 00:10

İsmail BAŞARAN

Yönetenler pandemi dönemindeki ölümleri ne kadar saklarlarsa saklasınlar insanları inandıramıyorlar. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir yakınım salgın nedeniyle Hak’ka yürüdü. Yakakent’deki cenazeyi yıkayabilmek için adeta çalınmadık kapı kalmadı. Oysa Yakakent’te Belediye var bu belediye’nin İlçe Mezarlığı’nda gasil hanesi yok. Hemen Yanı başındaki Alaçam İlçesi’nde de cenazenin yıkanabilmesi için çare arandı ancak bulunamadı. Cenaze gezdirildi durdu.

Hem vatandaşa günah hem de ayıptır. Bu ayıbı işleyen de AK Parti’yde yıllardır yönetilen Yakakent Belediyesi’dir. Bakalım Belediye bu ayıbın altından nasıl kalkacak, merak ediyorum. Hem İslam, Müslüman olarak ortalıkta dolaşacaksınız hem de cenaze yıkayacak olanakları bulamayacaksınız?

Eğer olanağınız var da yetişemiyorsanız bu daha da vahin. Çünkü salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı günden güne artıyor ve önlem alınamıyor demektir.

Durum Samsun’un neredeyse tüm ilçelerinde aynıdır. O zaman yapılması gereken gerçekleri vatandaştan saklamamaktır. İktidar gerçekleri sakladıkça vaka sayısı azalmıyor aksine artıyor. Bunun tek nedeni de gerçekleri bilmeyen vatandaşların işi çok da ciddiye almamalarıdır. Eğer gerçekler halktan saklanmaz, ölü sayıları tam olarak açıklanırsa sanırım o zaman alınan önlemlere vatandan da tam olarak uyacaktır. Böyle olunca da bulaş olasılığı her geçen gün vatandaşın sağlığı korunmuş ve vaka sayıları da azalmış olacaktır. Bu neden yapılmıyor, vatandaşın psikolojisi bozulmasın diyeyse o zaten altı aydır bozuk.

Ey vatandaş, her geçen gün Ülkenin iyiye gittiği masallarını dinliyorsun ve inanıyorsun da biraz sen de sorumlusun bu durumdan. Çünkü zamanında aşı yapılan tesislerinin kapanmasına sesini çıkarmadın. Hastanelerinin kapanması karşısında duyarsız kaldın, anlamadan her duyduğuna inandın. Şimdi ağlama zamanı değil, vatandaşına maske dağıtmak yerine gidin eczaneden parayla alın diyen yönetenlerin her söylediklerine inanmaktan vazgeçmektir yapılacak olan.

 

ÇİN İŞİ Mİ?

Halk arasında bir deyim var, “Çin işi, Japon işi” denilir. Ben9 bu ifadeleri yıllardır dinlerim de ne demek istenildiğini çözemezdim. Meğer 2020 yılının sonlarına doğru bu Çin işi muhabbeti yeniden gündeme gelecekmiş. Aşı konusunda geldi de.

Alacağımız aşı Çin işi mi olacak yoksa başka bir ülkenin aşısı mı? Bu soruyu soracağımıza neden kendi aşımızı üretemiyoruz sorusunu sormak gerekmez mi? Bizi yönetenlerin tek işi birbirlerine saldırmak, vatandaşa ekonomide olduğu gibi yanlış bilgiler vermek olmamalı. Vatandaştan alınan vergileri lüks ve şatafata harcamak yerine sağlığa, üretime katkı sağlayacak fabrikalara yatırmak olmalıdır.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Rüyanızın gerçekleşmesini istiyorsanız önce uykudan uyanmanız gerekir. (A. Siegtried)