23 Nisan Ve Bazı Çocuklar
Yazarlar // 25 Nisan 2017 Salı 01:00

İsmail BAŞARAN

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan 1935 yılından itibaren kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli bayramıdır.

23 Nisan 1920 yılında TBMM'nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan Hakimiyet-i Milliye bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin 23-30 Nisan'ı Çocuk Haftası ve haftanın ilk gününü de çocuk bayramı ilan ettiği 1929'den itibaren kutlanmaya başlanan bayramdır. Bu iki bayram 23 Nisan 1935 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adı altında bir araya getirilmiştir.

Hakimiyet-i Milliye bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışını kutlamak amacını taşırken; Çocuk bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımakta idi.

Bu kadar bilgiye ulaşmak o kadar kolay ki…

Bilgiye ulaşacak olanlar elbette öğrenciler, çocukların bu bilgiye ulaşmaları için uğraş verecek olanlar da öğretmenler.

O öğretmenler ki, yaşam standartları yükseltilmiş, gelecekleri garanti altına alınmış.(!)

O öğretmenler ki, geçinebilmek için ikinci iş arayıp çalışma ihtiyaçları kalmamış…(!)

O öğrenciler ki evlerinden, aileleri geçim sıkıntısı çekmediği için (!) huzur içinde çıkmışlar.

O öğrenciler ki okullarına gidiş gelişte ve okul önlerinde hiçbir olumsuzlukla karşılaşmamışlar…

Önceki gün ülke genelinde yayın yapan bir televizyon kanalında 23 Nisan’ı kutlayan çocuklar vardı.

Şarkılar türkülerden sonra sunucu stüdyodaki öğrencilere 23 Nisan nedir ne yapılır diye soruvermişti.

Kim bu soruya cevap verecekti?

İşin burası pek de önemli değil.

Önemli olan çocuklara 23 Nisan günü hünerlerini göstermeleri için fırsat verildiği kadar, bu günün önemini öğrenebilmeleri için verilen uğraşın artırılması da gerekir herhalde.

NÜKLEER SANTRAL SİNOP’DA MI KURULACAK?
Yıllar önce bir yaygın gazetede çalışırken gelmişti haber.

Sinop’ta Nükleer Santral kurulacak bu nedenle zemin etüt çalışmaları yapılıyor. Hemen Sinop’un yolunu tutup işi araştırmaya başladım.
Sinoplu adeta ayaktaydı, çünkü Çernobil yeni olmuş insanlar ölmüştü. Sinoplu da bunu istemiyordu.

Samsun’dan bile yapılan eylemlere gedenler olmuştu.
Sinop’un İnceburun mevkiine gitmiştim.

Yanımda şu anda elinizdeki gazetenin spor müdürlüğünü yapan Davut Aktaş da vardı.
Bu bölgede zemin etüdü için yapılan kazıları görmüştük. Kazılar yapılıyordu ancak Sinop’ta nükleer santral kurulacağını kimse söylemiyordu.
Yıllar geçti, Sinoplu yine bu nedenle ayakta.
Sanırım bu olaylara bu söylemlere Samsunlular da seyirci kalmazlar.
Çünkü Sinop’da kurulacak bir nükleer santralin olumsuz sonuçları Samsun’u da büyük ölçüde etkileyecektir.
Ben o nükleer faciada ölen çocukların fotoğraflarını görmüş birisi olarak aman dikkat diyorum.
Aman dikkat…
Çünkü ben çocukların öyle bir kaza sonucu ölmelerini istemiyorum…

GÜNÜN FIKRASI

İki arkadaş oturmuş sevgililer günü ile ilgili eşlerine ne alacaklarını konuşuyorlarmış. Biri;

"Ben geçen sene ev aldım, ondan önceki sene yat aldım; bu sene ne alsam acaba?" diyormuş.

Diğeri ise;

-"Ben geçen sene araba aldım, ondan önceki sene yazlık  aldım, bu sene ne alsam acaba" diye birbirlerine soruyorlarmış ..

Bir cevap bulamamışlar.

O sırada yoldan çöpçü Temel geçiyormuş. Ona sormaya karar vermişler:

-"Pardon! Sevgililer günü geliyor da eşlerimize alacak hediye bulamıyoruz. Sen olsaydın ne alırdın?"

Temel:

-"Ton alırtum" demiş.

Adamlar şaşırıp "Neden?" diye ayni anda sormuşlar.

Temel cevap vermiş:

"Giyeer o sevinur, çıkaruuur pen sevinirum...."

 

GÜNÜN SÖZÜ

Silah korkakta, yönetim akılsızda olursa işler bozulur. Hazreti Ebubekir