20 Ocak Gelirken
Yazarlar // 18 Ocak 2022 Salı 08:53

İsmail BAŞARAN

1989 YILININ 20 Ocak günü… Yer yer, sulu karın yağdığı ıslak bir hava. Hava ıslak, yer ıslak…

Gelen acı bir haber sonrası Samsun’da tüm gözler ıslak…

20 Ocak 1989.

Türk futbol tarihine Samsunspor kazasıyla düşen kara haber. O kara günü hiç unutmuyorum, yaşadığım süre içinde de unutmam ve unutabilmem mümkün değil. Rahmetli Turgut Özal’ın emirleri doğrultusunda Samsunspor’a yüklüce bir maddi yardımda bulunulmuştu. O yardımla kazadan sonra Samsunspor yeniden yapılanmıştı. Transferler yapılmış Samsunspor bir sezon sonra yeniden Türkiye Birinci Lig’inde oynama hakkını elde etmişti. Aradan yıllar geçti.

Samsunspor bugün, kazanın bile yapamadığını başaran iş bilir (!) yöneticilerinin sayesinde Süper Lig’de yok…

20 Ocak günü mezarı başında tören yapılacak olan Nuri Asan’ın ve diğer futbol şehitlerinin kemiklerinin sızladığını, oradaki törene katılanlar hissedebilecekler mi acaba? Ruhunuz şad olsun. 20 Ocak gelirken Samsun’da tartışılan konulardan birisi de Samsunspor tesislerinin bulun9duğu bölge. Orada millet bahçesi yapılacakmış. Millet bahçesinde ne yapılacak, insanlar gidip bedava veya ucuz fiyatla çay için kek mi yiyecekler.

20 Ocak günü gelirken Samsun’un konuştuğu konu Samsunspor değil, tesislerin yıkılıp yıkılmayacağı bölgenin kent parkı olup olmayacağı. Soruyorum, Samsunspor tesislerini yıkacak olanlar, Samsun’da önümüzdeki seçimleri gözden mi çıkardılar acaba? Samsunspor’a tesislerini elinden alıp başka yer gösterecek ve bugünkü tesislerini millet bahçesi yapacak olanlar, eğer böyle bir hata yaparsanız Samsun’da ne yerel yönetim seçimlerine ne de milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmeyiniz.

Çünkü Samsunspor tesisleri Samsun halkının, hangi partiden olursa olsun, kırmızı çizgisidir. Bu çizgi asla aşılmamalıdır.

POLİTİKA VE EKONOMİ

Sanayi çarşılarındaki depremi belki görmeyenler vardır. Orada yaşamayanlar, işyeri bulunanlar ve çalışanların dışındakiler farkında bile değil krizin. İnsanlar takılmışlar politikanın peşine gidiyorlar.

Kimin aday gösterileceği ve kimin seçileceğini düşünmekten, milletin nasıl geçindiğini, ne yediğini, ne içtiğini es geçiyoruz, es geçmeye de devam ediyoruz.

Hafta sonunda İstiklal Caddesi’nden geçerken dikkatimi çekti. Orada boş duran kaç mağaza var? Hiç dikkat ettiniz mi?

Oysa o mağazalar bir yıl öncesine kadar icra-i faaliyette bulunuyorlardı. Şimdi ise kiraya bile verilemiyorlar, boş durmayı sürdürüyorlar. Boş durmayanlar, içlerine giden birkaç “sorucudan” başka ne yapıyorlar?

Kısacası kriz Samsun’dan teğet geçmiyor, temelden sarsıyor temelden. Bu sarsıntı içinde seçime gidilecek demek ki, veya bugünkü sarsıntıyı yapanlar seçim öncesi ülkeye bolluk bereket getirecekler belki de.


GÜNÜN SÖZÜ

Arkasında düşmanı hisseden önündeki ile savaşamaz. (Cengiz Han)