19 Mayıs İlçesine Bakalım
Yazarlar // 25 Nisan 2016 Pazartesi 00:00

İsmail BAŞARAN

Samsun’da ikiz kuleler, tapular kimin üzerine, dava var mı, yeni dava açılacak mı, Yılmaz ifade verdi mi, ifade verdiyse sanık olarak mı yoksa tanık olarak mı verdi?
Daha bir dolu sorular tartışılıp duruyor.
Bu tartışma sona ne zaman erecek?
Samsun halkının elinden alınan ve birilerinin cebine atılmakta olan akçeler konusunda hak yerini bulana kadar sürecek bu tartışmalar.
Ben bugün bir başka konuya dikkat çekmek istiyorum.
Sadece Atakum ve İlkadım’da değil bu işler.
Yani yapıldığı iddia edilen işler.
Bir de Ondokuz Mayıs İlçe sine bakar ısınız.
Orada toprak hareketleri olmaya başladı mı?
Örneğin Samsun Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs sınırları içinde şeni yerleri imara açtı mı açacak mı?
Bu yerler sahilde mi yukarılarda mı?
Duyduğuma göre  bir de mezarlığın bir bölümü alınıp bir meclis üyesine mi verilmiş ne!!!
Eğer böyle yapılmışsa gerçekten ayıp edilmiştir.
Ancak böyle bir olayın yaşanmadığını umarım.
Yaşanmışsa da bir an önce dönülmelidir bu hatadan.
Hem mezarlığın bir kenarını tırtıklayacaksın hem de yandaşa vereceksin.
Vallahi iddialar böyle.
Samsun burası olur mu olur…
Samsun’da vatandaşın durumu sirk alanında cambazı seyredenlere dönmüş durumda.
Biz cambaza baktırılıyoruz, bu arada da ceplerimiz boşaltılıyor galiba…

YILMAZ DA MÜLTECİYMİŞ!!!
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Uluslararası Güç Kongresinde mülteci olduğunu söylemiş.
Yılmaz “Anadolu’da üç kişiden biri mülteci ben de çerkesim, yani mülteciyiz, şu anda Suriyeli mültecilerin yaşadıklarını geçmişte bizler de yaşadık, yaşıyoruz” demiş.
Buyurun bakalım.
Yılmaz bu ifadeleri kullanırken aklı başında mıydı acaba?
Su yerine karışık bir madde mi içmişti de birden bire gazı çıkmış.
Türkiye’de eğer Çerkeslere mülteci deniliyorsa vallahi de billahi de yanmıştır bu ülke.
Alaçam’ın çerkeslerin yaşadığı bir köyünde yıllar önce bir etkinlik düzenlenmişti.
Samsun Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle keşkek günü yapılmıştı.
Orada Çerkez dernekleri federasyonu ilgilileri de bir konuşma yapmıştı.
İşte o zaman çerkes haklarından bahsedilmişti orada.
En az on yıl oluyor.
O günden bu güne unutmuştum o söylemi.
Meğer unutulmaması gerekiyormuş.
Dönemin Alaçam Kaymakamı da “Bin daha kendisinden sonra kimsenin konuşmasına izin vermeyeceğini” dile getirmişti.
Meğer Yılmaz da mülteciymiş.
Özel okulda mı okumuştu Yılmaz?
Mal beyanında neler var?
Ailesinin malı mülkü ne kadardır.
Mülteci dediğin alın eline bohçasını gelir, aç ve susuz, ayağında ayakkabı olmadan.
Ailesinin çocuğunu özel okulda okutmaya parası bile olmaz.
Mübadil olabilir, satıp savıp gelebilir.
Ey Yılmaz!
Madem mülteciydin, yıllardır neden söylemiyordun mülteci olduğunu?

GÜNÜN SÖZÜ
Âlimle sohbet et, alırsın mertebe, cahille sohbet et, dönersin merkebe… Netten