Tabip Odası'ndan 'check-up' eleştirisi
SAĞLIK // 12 Eylül 2018 Çarşamba 13:24

Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Murat Erkan yaptığı yazılı açıklamada “Aile hekimliğinde ‘check-up’ uygulaması popülist bir uygulamadır. Bu nedenle, uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını diliyoruz” dedi.

Tabip Odası'ndan 'check-up' eleştirisi

Başkan Murat Erkan’ın açıklaması şu şekilde: “Hükümetin 3 Ağustos 2018 tarihinde açıklanan 100 Günlük İcraat Programında, aile hekimine başvuru oranının %40’a çıkarılacağı açıklanmıştır. Bu amaçla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) gönderdiği 31.08.2018 tarihli “Check-up Uygulaması” konulu yazıda;“18 yaş üzeri yetişkinlere, sigara kullanımı sorgulanması, ağırlık, boy, bel çevresi ve kan basıncı ölçümü ile açlık plazma glikozu, trigliserit, HDL,LDL, total kolesterol, kreatinin, TSH, ALT, tam kan, TİT,EKG ve kanser tarama programlarına göre gerekli muayene ve tetkikler yapılacaktır.” denilmektedir. Yine bu yazıda “vatandaşların  sistem üzerinden randevu alacağı, bu programın ülkede 10 milyon vatandaşa uygulanacağı, her aile hekiminin her ay kendisine kayıtlı 150 kişiye checkup uygulaması yapmasının sağlanması gerektiği” belirtilmiştir.”


KAN TAHLİLLERİNİ ZATEN YAPTIRMAKTADIR


“Şu anda, Aile Hekimliği hizmet sunumu yapılan Aile Sağlığı Merkezlerinde gebelere 4 kez, lohusalara 3 kez, bebeklere 7 kez, çocuklara 7 kez izlem yapılmaktadır. 15-49 yaş arası kadınlara 6 ayda bir, diyabet hastalarına her gelişlerinde izlem yapılmaktadır.  Yine her kayıtlı olan kişiye obezite izlemi (boy, kilo, bel çevresi, kalça çevresi, tansiyon) yapma zorunluluğu vardır. Bunların dışında da aile hekimleri kendilerine başvuran hastalara gerekli gördükleri kan tahlillerini zaten yaptırmaktadırlar. Öte yandan; 30-65 yaş arası 14 milyon kadının her beş yılda bir serviks kanseri, 40-69 yaş arası 12 milyon kadının her iki yılda bir meme kanseri, 50-70 yaş arası 13 milyon kişinin ise her iki yılda bir kolon kanseri taramalarından geçirilmesi planlanmış ve 2012 yılından bu yana uygulamaya konulmuş fakat geçen bunca süreye rağmen bu taramalar bir türlü düzene oturtulamamıştır.”


TÜM TARAMA PROGRAMLARINI DESTEKLİYORUZ


Tarama ve izlem programları başta koruyucu hekimlik olmak üzere elbette ki sağlık hizmetleri açısından çok önemli ve çok değerlidir. Meslek örgütü olarak koruyucu hekimlik hizmetlerine yönelik uygun ve doğru yapılandırılan, herkese eşit, ücretsiz ve etkin ulaştırılan tüm tarama programlarını destekliyoruz.

Ancak tarama programları hükümetin açıkladığı şekilde bireylerin randevu alması ve kendi talebiyle değil, tam tersine, risk grubundaki bütün bireylere, talepleri olup olmadığına bakılmaksızın ulaşılarak sistematik bir biçimde yapılmalıdır. Şimdi yürütülen plansız, kaotik ve kaynakları israf etme tehlikesi taşıyan uygulamanın yerine akılcı ve planlı bir ulusal programı, Türk Tabipleri Birliği ve ilgili uzmanlık derneklerinin katkılarıyla hep birlikte oluşturup hayata geçirmek gereklidir. Yaş, cinsiyet ve risk grupları belirlenmeden yapılacak olan her türlü taramanın yarardan çok zarar getireceği, maliyetin yanında gereksiz girişimsel işlemlere ve bireylerde kaygıya yol açacağı unutulmamalıdır.

Ne yazık ki bu defa da tartışmadan, halkımızın ihtiyaçlarını, ülkemiz için doğru olan modeli belirlemeden başlatılan bir uygulama ile karşı karşıyayız.


PARA KAZANMA AMACININ AĞIR BASTIĞI…


“Check-up”; kamudan çok özel sağlık kuruluşlarının kullandığı, ticari kaygı ve yurttaşların sağlık endişeleri üzerinden para kazanma amacının ağır bastığı, gerekliliği tartışılan çok sayıda tetkik ve tahlilin yapıldığı, ‘piyasacı’ uygulamaları yansıtan bir terimdir. Aslında check-up denen bu programla amaçlanan Aile Sağlığı Merkezlerine hasta talebini suni olarak artırmak ve seçim öncesi halkın sağlığından ziyade gönlünde hoşluk oluşturmaktır. Çok düşünülmeden ve politik kaygılarla gündeme gelen, bilimsel verilerden uzak bu programın ülkemize ekonomik olarak büyük bir yük getireceği de açıktır. Programın sistemsizliği, daha ilk elden, check-up randevusu almayan hastalara ne yapılacağı sorusunun yanıtının olmayışıyla bile ortaya çıkmaktadır. Ayrıca köylerde kan tahlili yapılamadığı için, kırsal bölgelerde yaşayan yurttaşlarımızın bu programdan ne ölçüde yararlanabilecekleri sorusu açıkta kalmaktadır. “

“Yapılan açıklamalar, Aile Sağlık Merkezlerine ve burada hizmet veren Aile Hekimlerine başvuruda suni bir artışa yol açacak ve kaynakların akılcı olmayan yöntemlerle boşa harcanmasına neden olabilecek; böylece koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek bir tarafa bunlar üzerinde olumsuz etkiler doğurabilecektir.

Hastalıkların kontrolünde, önleme, erken tanı, uygun tedavi gibi bileşenlerin hepsini içeren bütüncül bir bakış gereklidir. Bir yandan ilaçlara/tedaviye ulaşım hergün biraz daha zorlaşırken diğer yandan bu tür amaçsız, hedefsiz, piyasa mantığı ile uygulamaya konan programlar akılda soru işaretleri oluşturmaktadır.”

“Bu piyasacı ‘check-up’ uygulaması aynı zamanda yeni savurganlıklara ve israflara bir örnektir. Bu programların bilimsel, akılcı, insani ve ekonomik kaynakları gözeten planlı bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Birinci basamak sağlık hizmetlerine talebi yapay olarak artıran bir modelin, zaten hekim başına düşen nüfusun çok fazla olduğu aile hekimliği sisteminde yeni sorunlara yol açacağından endişe duyuyoruz. Bu nedenle, uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını diliyor, toplum sağlığını gerçekten koruyan ve geliştiren rasyonel politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz.”