limanbet limanbet bonus veren siteler bonus veren siteler bonus veren siteler istanbul evden eve nakliyat cappadocia green tour istanbul sex shop jojobet giriş jojobet casino siteleri holiganbet holiganbet istanbul evden eve nakliyat istanbul eşya depolama
Birisi 'Engelsiz Yaşam' mı dedi?
Yazarlar // 28 Ocak 2022 Cuma 15:42

Ferhan TOPRAK

Bugünkü yazımızın kahramanı, doğuştan bedensel engelli kardeşimiz "Umutcan". Ne güzel bir isim değil mi? Umut; Bunca olumsuz, insanı mutsuz eden, hayat koşullarına inat, güzel şeylerin olabileceğine dair hayal kurmamızı sağlayan, bizleri yaşama bağlayan köprü. Umutcan kardeşim, adına uygun, gülen yüzüyle, sevecen bakışlarıyla, bedenen eksik, kusurlu olmanın, merhametli, sevgi dolu bir kalbe sahip olmaya ENGEL olmadığını, anlayış ve hoş görünün, sevginin, iletişimdeki bütün engelleri yok ettiğini, en güzel anlatan bir kardeşim. Sadece bana değil, kalp gözüyle bakan, görmek isteyen topluma ibret olan kişi.

3 Aralık 2021 tarihinde, Atakum Engelsiz Yaşam Merkezinde yapılan etkinlikte, yaptığı konuşmada davetlilerimize verdiği mesajda; Biz kalbimizden, sizlerin kalbine giden engelleri kaldırdık, gelin beraber olalım engelsiz hayat mücadelemizde sizin de tuzunuz olsun.
Biz engellilerin toplum içinde, sosyal hayatta nasıl zorlandığımızı, zahmet çektiğimizi, yaşamadan anlamanız mümkün değil. Biran düşünün! Evinizde elektrik kesildi, karanlıkta nasıl panikliyordunuz. Kolunuz, bacağınız kırıldığında ihtiyaçlarınızı desteksiz göremediğinizi anımsayın! Sizlerin, bir kaç saniyesine dayanamadığı bu duruma, bizler ve ailelerimiz bir ömür katlanmak zorundayız. Gelin! Her günümüzde sorunlarımıza paydaş olun, birlikte çözüm üretelim, birlikte engelsiz yaşamın parçası olalım. Unutmamınki bizlerde sizin gibi insanız.
Umutcan ‘nın bizden istedikleri çok mu? Sadece insanca yaşamak istiyor. Bizlerden mucize yaratmamızı beklemiyor. Ancak, hayatın akışında yüzleşmemiz gereken acı gerçekler var. Benim ülkemde daha ne kadar engelli vatandaşımız olduğunun net bir rakamı yok. Devletimiz, engelli sorunlarına ilişkin yasal düzenlemeler, onların hayatını kolaylaştırıcı projeler yapmakla birlikte, yeterliliği tartışılır. Vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunların çözümü çoğu zaman kâğıt üstünde ve temenni de kalıyor. Amma! Slogan üretmekte, belirli günlerde bol bol konuşmakta üstümüze yok. Engelsiz yarınlar, engelsiz dünya, vs. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Daha Gönüllüsü olduğum bir STK adına, engelli vatandaşlarımızın bize ilettiği, Atakum'un işlek bir caddesindeki iki engelli rampasını tamir ettiremedik. Samsun Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olan, aylardır kırık, yıkık rampalar için, yazılı dilekçelerimize, sözlü taleplerimize rağmen sonuç alamadık. Bir vatandaş olarak, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Oysa Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Demir'i ziyaretimizde görmüş olduğunuz sıcaklık ve samimiyetten, engelli vatandaşlarımıza olan hassas yaklaşımından çok umutlanmış ve etkilenmiştim. Sanırım Sayın Başkanımızın bu hassasiyetini çalışma arkadaşları yeterince kanıtsayamamış olmalı ki, Büyükşehir Belediyemiz için denizde kum tanesi bile sayılmayacak hizmeti alamadık. Biz belediyemizden "Boğaz köprüsü" istemedik, "Engelsiz Yaşam Şehri "kurun demedik(Hayali bile imkânsız)!iki tane rampayı onarın dedik. Üç adet taşla, on dakikada yapılabilecek bir şey. Engelli kardeşlerimizin tekerlekli sandalyeleri ile geçemediği için kaldırıma çıkamıyor, hayatlarını tehlikeye atıp cadde üstünden gidiyor. Üstelik bu tür bozuklukların tamiri, tadilatı zaten yerel yönetimlerin asli görevidir. Bunları sadece engelliler değil, bütün vatandaşlar düzenli olarak kontrol edilmesi, noksanlıkların hemen giderilmesi gerekir.  Nerede kaldı verdiğiniz sözler, hani engellilere gösterdiğiniz değer? Neden diyorum neden? Bu vatandaşlarımızı anlamamız için, belimizin, kolumuzun, bacağımızın kırılıp, tekerlekli sandalyeye mi mahkûm olmamız gerekiyor? Empati yapmamız için gözümüzün kör, kulağımızın Sağır mı olması gerekiyor? Umutsuzluğa düşüyorum. Bu kadar basit ama hayati önem arz eden engellere duyarsız davranıldığında, büyük sorunlar nasıl aşılacak? Yazımı Türkiye'nin sosyolojik yapısına çok uygun bir deyimle son veriyorum. "Yevmel brifing, mafiş icraat. “Her gün toplantı, her gün b…