Temiz Toplum İsteyenlere Bir Soru
Yazarlar // 08 Mart 2017 Çarşamba 00:01

İsmail BAŞARAN

Şu hale bakın hele. Ülkemizdeki insanların büyük bölümü temiz toplum isteyip duruyor. Bu kadar mı pis bir toplumda yaşıyoruz?

Her neyse benim üzerinde durmak istediğim, temiz toplum isteyenlerin temiz siyaset de isteyip istemediğidir.

Temiz siyaset nasıl yapılırdan ziyade, siyaset nasıl kirletilirin cevabını aramak daha kolay olur galiba.

Siyasi polisin sahasına girmek istemem amma Türkiye’de neredeyse her tarikatın üyelerinin bulunduğu illerden birisinin de Samsun olduğu söylenip duruluyor.

Tarikat ehli olanlara asla bir sözüm yok. İsteyen istediği tarikatı destekleyebilir ve üyesi de olabilir.

Bir adayın  içinde bulunduğu tarikatı siyasete karıştırması temiz siyaset olarak adlandırılabilir mi?

Siyasetin kirlenmekte olduğuna şu söylenti de bir başka örnek olarak gösterilebilir belki.

Rüşvet iki kişi arasında gerçekleşir. Almak da vermek de suçtur. Ancak kolay kolay da belgelenmez bu.

Siyaseten verilip alınan rüşvet ise herhalde hiç belgelenmez.

Çükü alan da razıdır veren de.

Duyduğuma göre Samsun’un köylerinde çeşitli ev eşyaları dağıtılıyormuş.

Bu ne amaçla ve hangi parti tarafından dağıtılıyor acaba?
Bunu tam olarak belgelendirir ve hangi partinin dağıttığını öğrenebilirsek siyaseti kimin kirlettiğini de öğrenmiş oluruz herhalde.
Bu sorular onlarca daha artırılabilir.

Siz temiz toplum isteyenler.

Sorarım size temiz siyaset istemiyor musunuz?


REFERANDUM KİMİN UMURUNDA?
Kim ne derse desin vatandaşın mali durumu hiç de iyi değil.

Ülkenin mali durumunun iyi olduğunu iddia etseler de, enflasyonun düştüğünü rakamlarla ortaya koysalar da gıda alışverişleri genellikle pazarlardan yapıyorlar.
Yani bu ne demek biliyor musunuz?
Vatandaş artık ot yiyor ot.
Saldır çayıra Allah kayına misali.
Mağazalardan alış veriş yapanlar yok mu? Elbette var.
Bir de kredi kartlarının nasıl ödendiğini sorsalar vatandaşa.

Gelen zamlardan sonra vatandaşın alım gücü düşüyor, bunu bilen yok mu?
Tutturmuşlar bir referandum gidiyorlar.
İnşallah binilip bir alamete gidilmez kıyamete.

 

KOMUTAN ÖYLE İSTEDİ

Türk tiyatrosunun kilometre taşlarından Birisi olan Genco Erkal’ı bizim kuşaktan tanımayan tiyatro sever yok gibidir.

Genco Erkal'ın önemli oyunlarından birisi de "Bir Delinin Hatıra Defteri'dir."

Erkal bu tek kişilik oyunu Türkiye'nin neredeyse her sahnesinde oynamıştır. Askeri birliklerin büyük bölümü dahil.

Yine bir askeri birlikte oyunu sahneleyen Erkal birinci perde sonunda hiç alkış almadığını görünce şaşırmıştır. İkinci perde sonunda da hareket tekrarlanmıştır. Üçüncü perde sonunda da alkış yoktur.

Erkal kuliste bu işin nedenini araştırırken askerler kulise tebriklerini sunaya gelirler ve sanatçıyı kucaklayıp öperler.

Genco Erkal sorar:

Oyunu beğendiniz mi?

Askerler "Evet" derler.

Erkal yine sorar:

O zaman neden alkışlamıyorsunuz ki?

Askerlerin verdiği cevap ilginçtir:

Komutanımız, gürültü olmasın diye, alkışlamamızı istemiyor.
Nereden nereye gelmişiz.
Siyasetimiz alkışlarla anılır durumda.

Lider sahnede, vatandaş alkışlıyor.
Neden komutan alkışlanmasını söyledi de oydan.
Bir de toplumlar değişmez diyorlar, gördünüz mü nasıl değiştiğini?

 

GÜNÜN FIKRASI

Keyifli bir aksamdan sonra, Temel ile Fadime yatağa girmişler. Temel’in geceyi henüz bitirmeye niyeti yok.. Hafif hafif yanaşmış Fadime’ye.

'Tatlım' demiş.

'Bu gece şöyle bir sevişelim ister misin?.

'Olmaz' demiş Fadime.

'Bu gece olmaz'

'Emin misin?' demiş Temel.

'Eminim' demiş Fadime.

'Bu son kararın mı?'diye ısrar etmiş Temel.

'Son kararım' demiş Fadime.

'O zaman' demiş, Temel 'bir arkadaşa telefon etme hakkımı kullanabilir miyim?'

 

GÜNÜN SÖZÜ

Tutku her iklimde yetişen bir bitkidir. Walter Scott