Samsunluluk ve Yüksel Yıldırım
Yazarlar // 12 Mart 2020 Perşembe 09:36

Cevdet MAMATOĞLU

Bir kentli olmak, kendini o kentli hissetmek nedir, ya da nasıl olur?

- O kentte doğmuş olmak mı?

- Babasının doğduğu yer olması mı?

- Doğumundan ölümüne kadar, ömrünü o kentte geçirmiş olmak mı?

Bu tür tartışmaları dar kapsamda yapanların en büyük argümanları yukarıda saydığım cümlelerdir.

Her insan bir kentte doğar ama çok küçük yaşta ayrılır ve o kentle ilgili ne anısı vardır ne de yaşanmışlığı... Böyle biri doğduğu kentli sayılabilir mi? Ha keza babasının doğum yeri ise, yine kent ile ilgili hafızasında bir şey yoksa o insan içinde, bu kentli diyebilir miyiz?

Doğumundan ölümüne kadar yaşamı bir kentte geçmiş olan birinin, şayet o kentin tarihi yok edilirken ses çıkarmamış üzülmemiş ise, yeşil alanları ranta kurban edilip, taş yığınları haline getirilirken üzülmemiş, sesini çıkarmamış ise, coğrafyasını gezmemiş ise, kent belleğini önemsememiş ise, kentin değerlerine sahip çıkmamış ise ; bu insanlara da o kentli diyebilir miyiz?

Bu yazıyı: Samsunspor kongresinde , sayın Yıldırım’ın; Samsunspor Derneği başkanlığını bir süre sonra SAMSUNLU birine devredeceğim demesi ve bunu iki kez tekrarlaması nedeni ile yazdım. Önce sayın Yıldırım’ın uzun yıllar ABD’de kalması nedeni ile bir dil sürçmesi olarak söylediğini düşündüm. Ama; sayın Yıldırım’ın Türkçesi muhteşem olmasına rağmen, yine de kötü niyetli ve Samsunspor üzerinden sahiplendikleri mevzileri kaybedecek olanların, sayın Yıldırım Sivas doğumlu gibi lafları, acaba Yıldırım da duymuş, küçük bir kırgınlıkla nazire mi yaptı diye de düşünmeden edemedim.

O halde Samsunluluk nedir? Samsunluluk önce yurt sevgisidir. Kentini sevmek için önce ülkeni ve insanlarını seveceksin… Samsun’da yapılan her güzel işlerde mutlu olmaktır, Samsunluk… Çocukluk, gençlik anılarıdır. İlk kalbinin çarptığı yerdir... Hastanebaşı, Çiftlik, Zeytinlik, Unkapanı, Selahiye, Kökçüoğlu, Hançerli vs kültürü ile yetişmek, mahalle aralarındaki boş arsalarda futbol, çelik çomak vs düne ait oyunlar oynamış olmaktır. Kimine göre 19 Mayıs Liseli, Kolejli, Ticaret Liseli vs olmak… Kimi için, yurdun çeşitli illerinden gelip ekmek parasını kazandığı ve mutlu olduğu, ayrıldığında özlediği kentli olmaktır. Kimileri için, ilk orta ve liseyi okuduğu, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği kentten, eğitim için ayrıldıktan sonra, çok büyük servete sahip olsa bile, yoğun iş temposu içeresinde, kentine vakit ayırmak, kentinin sorunları ile ilgilenmektir, Samsunluluk.

İnsan doğacağı kenti seçemez ama hangi kente ait olduğuna karar verebilir. Bu bile o kişinin o kentli olmasına yeterlidir. Ancak Samsun dışında kazandığı imkanlarının bir kısmını; Samsun için, nerdeyse kısa vadede para kazanma ihtimali olmayan (ve böyle bir yatırıma ihtiyacı olmadığı bir dönemde) yeni bir organizasyonla, harcayan adama, sadece Samsunlu demek yeterli olmaz sanırım. O insan; sayın YÜKSEL YILDIRIM.

SAMSUNLU OLMANIN DEĞİŞMEYECEK VE DEĞİŞTİRİLEMEYECEK TEK ŞARTI, SAMSUNSPORLU OLMAK; KAZANDIĞINDA SEVİNMEK, KAYBETTİĞİNDE ÜZÜLMEKTİR. SAMSUNSPORU YENİ BİR YAPILANMA İLE EN ZOR DURUMUNDA ELİNİ TAŞIN ALTINA SOKUP, TAKIMI SAMPİYONLUĞA GÖTÜRÜRKEN VE YAPACAKLARI İLE İLGİLİ, ÇITAYI EN ÜST NOKTAYA KOYARAK, HEDEF KOYARKEN, KENDİNİ DE SAMSUNLULAR İÇİN AĞIR BİR YÜKÜN ALTINA KOYDUĞUNU BİLİNCİNDE OLAN SN YILDIRIM’I; SAMSUNSPORLULARIN VE TÜM SAMSUNLULARIN GÖNLÜNÜ KAZANMIŞ, YAŞAYAYAN BİR HEMŞEHRİMİZ OLMASI TÜM SAMSUNLULARIN GURURUDUR.