Kaldırımlar ve Seyyarlar
Yazarlar // 26 Nisan 2017 Çarşamba 00:26

İsmail BAŞARAN

“Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum

Yolumun karanlığa karışan noktasında

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

Bu gece yarısında iki kişi uyanık:

Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar…”

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in bu dizelerini, bilmeyenler veya unutanlar vardır.
Peki, bugünün konusu mu bu?
Evet, hem de tam bugünün konusu.
Kaldırımlar kimin?
Referandum öncesi ve so9nrasında değişen hiçbir durum yok.
Kaldırımlar otomobillerin, kaldırımlar seyyarların, yani kaldırımlar sokakta yürüyenlerin değil.
Neden?
Çünkü Belediyelerin seyyarları kaldırabilmek için hem zaman ayırması hem de vatandaşı küstürmesi gerekir.
Ancak Referandum bitti diye seçimler bitmedi.
Şimdi önümüzdeki seçimler var. İşte bu nedenle olsa gerek o kaldırımlar yine seyyarlara bırakılmış, otomobillere bırakılmış.

Peki referandum öncesi harıl harıl çalışan belediyeler  vatandaşı rahat ettirebilmek için düzeni sağlayacaklar mı?

VAH GARİBANLAR
Samsun'un İlkadım ilçesi Fevziçakmak Mahallesi'nde önceki sabaha karşı bir hırsızlık olayı meydana gelmiş.

Hırsızlar gelmişler kamyoneti manav dükkanının karşı sokağına yanaştırmışlar ve dükkanın önünde üzeri branda ile sarılı 7 kasa domates, 1 kasa patlıcan ve 1 çuval da patates çalmışlar.
Hırsızlar da azıtmışlar hani.
Bu kadar mal da yemek için çalınmaz ki.
Sanırın bir bölümünü yemek için bir bölümünü de satıp diğer ihtiyaçlarını karşılamak için kullanacaklar.
Şimdi bu hırsızlar mı suçlu?
Yoksa insanları domates ve patlıcan çalacak duruma getiren “Açlık Sınırı”nı buralara kadar getirenler mi suçlu?
Bir ülkede, işsiz sayısı her geçen gün artar, bu artışı önlemek için önlemler alınmazsa, bir ülkede istihdam yaratılmazsa, bir ülkeye üç milyonun üzerinde insan aniden ithal edilirse olacağı buydu.
Yani benim ülkemin insanının gıdasının artırılması gerekirken, bölüştürenler düşünecek bunu.
Vatanını savunmayanların ve kaçanların yarın bizim ülkemizi savunmaya sıra gelince kaçmayacaklarını kim garanti ediyor?

GÜNÜN FIKRASI

Belediyeye şoför alınacakmış, hiç Karadenizli almamışlar. Sebebi sorulunca sınavı yapanlar şu cevabı vermişler:

Bizim otobüsler kalabalık olur , "sıkışın" diye bağırmak gerekir. Doğru söyleyebilen bir Karadenizli bulamadık.

 

GÜNÜN SÖZÜ

İyi kalpli insan, başkalarını haset ettirmemek için, kendisinde birkaç kusur bırakır. Benjamin Franklin