'Hayatımdan Satırlar'
Yazarlar // 31 Mart 2020 Salı 14:46

Cevdet MAMATOĞLU

“Hasta ziyaretlerine gitmeyi,cenazelere katılmayı, hal hatır sormayı hiç ihmal etmem.Beni ,tanıdığım ,bir şekilde merhabamın olduğu herkesin cenazesinde görebilirsiniz.Çünkü insanların acılı ve zor günlerinde yanında olup “Kardeşim Allah sabırlar versin” demek maliyeti olmayan en değerli davraniştır.”Kitabinin bir bölümünde dostluk ilişkisini böyle tanımlıyor ,sn Ulusoy....

Fahrettin Ulusoy tanıyalı çok olmamıştı.Samsunun tanınan iş adamlarındandı ve vakti çok kıymetli idi.
Onun hakkındaki ilk kanaatim ,fakir ve sıradan bir insanın cenazesinde, karşılaştıktan sonra oluşmuştu...Bugüne kadar da bu kanaatim hiç değişmedi aksine olumlu yönde gelişti.O gün sn Ulusoy a demiştimki: “hayırdır işçiniz mi?” O da “ hayır “ demişti...Onun eski komşusu benim de tanıdığım bir arkadaşımın ailesinden biri idi. Başkaları gibi kocaman bir çiçek göndermek yerine ,mezarlığa kadar eski fakir dostunu uğurlamaya gelmesi beni etkilemişti.O zamanlar siyasetçi de değildi...
İşleri iyi gittiği günde, yaptığı iş karşılığı para alan hamalı ,dönerciye gönderip ,kendine kazanmanın ödülü olarak döner ziyafeti çekerken ,bugün hamalı düşünmediği için ,allahta affını isteyen;
Tavla oynarken ,oyun sonucunda kimseye çay ısmarlamayacagını,yenilirse sadece içtiği çayın parasını vereceğini; söylediğini kitabına yazacak kadar samimi;
Müşterisinin: kendisinden habersiz ,ortak tanıdığına; kişinin, onu taktir etmesi ve “ticareti nerden öğrendin?” demesi ile; “fahrettin ulusoy universitesinde öğrendim” detirtecek kadar iyi müsteri ilişkileri kurmuş olan;
Bir ticari söz uğruna yeni aldığı araba yı ,hiç para almadan sattığı kişiden 10000 tl vererek geri alan ve
sadece söz e dayalı ticaretle ; o günlerdeçay parasının  hesabını yapan biri olarak,güven ve söz e verdiği önemin ,para ile değiştirlilemiyeceğinin dersini veren kişi olan;
Bizim gibi ülkeler de: hükümetin, iş hayatında ne kadar önemli olduğunu bilen biri olarak; hükümetin bakanının “partinin rozetini tak” demesine rağmen,taktığı rotary rozetini çıkarmayarak,öz kimliğine sahip çıkan ;
Parti genel başkanının Samsun ziyaretinde ; il başkanı olarak yapacağı konuşma için ,eline tutuşturulan kağıdı elinin tersi ile itecek kadar özgüveni olan;
Baba ile tüm çatışmalarına rağmen,övgüsü ile gururlanan;
Çok ağır hakaretler ile ,imzasız gönderilen bir mektubu;hiç bir komplekse kapılmadan, ticaret odası meclisinde okuyarak,rakiplerine meydan okuyan;
“O zaman anladık ki, paranın ,müziğin ve aşkın milliyeti olmaz” derken ,Marx ,Keynes vs iktisat ve ekonomi yazarlarını okumadan,yaşam pratiğinden onların teorilerini çözmüş ve bu arada da sosyal hayat ile de ne kadar iç içe olduğunu hissettiren biri olarak;
Sn Ulusoy sempatik biri olmanın yanın da iri ve uzun boyu ile de yakışıklı olduğu kadar ,sadece iş hayatında değil, hava korsanının üzerine atlayarak onu paketliyecek kadar da,sosyal hayatta, cesur biri olarak;
Çok disiplinli ve seçkin bir dernek olan ; rotary klübü ,çalışmaları sırasında , güvernörlerin ayrı araç ile gitmelerini ,bakanın emri ile rozetini çıkarmayan kişi olarak, klübünü de eleştirerek , gönüllük esası ile çalışan klubün bu kast anlayışına karşı çıkarak ,gerektiğinde inanmadığı bir dava da kimseye boyun eğmeyerek isyan edebilecek bir yapıda olduğunu herkese gösterebilen;
sn Fahrettin Ulusoy' un : kitabından bunları seçtim.Özetlemek gerekir se sn ulusuy ; önce bir hedef koyması, hayallerini gerçekleştirmek uğruna evde ki otoriteye bile karşı çıkması,cesareti, risk alma
becerisi,özgüveni,hedefinde önüne çıkan engelleri yakınları bile olsa devirmesi,sermayenin önemini kavrayıp ,tasarruf etmesi,güven ve kalite yi işinin temel taşı yapması,işini çok sevmesi,işi ile ilgili başında en güvendiği insanda olsa denetlemesi,yaptığı işi bazen günlük bazende aylık olarak sık sık değerlendirmesi....Stok ve ambarlarını bizzat sayması....Konjektürü ve sektörünü çok yakından takip ederek,yatırımlarını zamanın da yapması, zarar ettiğinde, ders çıkarması ve asla yılgınlığa düşmemesi,başarıya olan inancını asla kaybetmemesi,müşteri ve dost ilişkilerinde her zaman ders olabilecek tavır içersinde hareket etmesi...Koşulların dayattığı iş yaşamının gereğini ,duygusallığa kapılmadan uygulaması (bazılarının hoşuna gitmese de) ile bize başarının ip uçlarını vermektedir. Tabii bunları destekleyen en önemli şey, iyi bir yuva kurarak ,eşinin desteğini almış olması dır.Sn ulusoy da, eşinin desteğini her zaman kitapta olduğu kadar ,sosyal hayatında da çevresine hissettirmektedir.Tabii tüm bu işlerin motoru çalışkan olmaktan geçiyor...
Sn ulusoy için, acaba samsunun en çok kazanan ticari insanlarından biri olarak ,en mutlu kişisi de diyebilirmiyiz? Kuşkusuz ; hedefine ulaşmış ,hayallerinin peşinden koşmuş ,gerçekleştirmiş,işini de severek yapmış, bir kişi olarak ,samsunun mutlu kişilerinden olduğu kesin..Ama kendisi ; kitabında ,başarıyı görece bir kavram olarak niteleyerek,önemli olanın gelecek te hayatında ne olmak istediğinle ilgili koyduğun hedefi gerçekleştirmek olduğunu işaret etmiştir.Bir çalışanın , ambar da sıradan bir görevde çalışarak, önce puantör, sonra baş puantör ve nihayetinde müdür olduğunu belirterek ,onun da hedefini gerçekleştirmiş biri olarak mutlu olabileceğini anlatmıştır.Sn ulusoy ,çıtayı en yükseğe koymuştur....
Eski bir hanın çayhanesinde ,çay dağıtıcılığından, Samsunun en büyüklerinden biri ,türkiyenin ilk 500 firması arasına girecek büyüklükte bir şirketin sahipliğine uzanan yol da : hayatı boyunca eğitim eksikliğini hissettiren belki de zaman zaman bunun eksikliği ile üzdürülen
bu insan : çocuklarını türkiyenin en iyi okullarında okutmuş ve eğitime ve eğitilmiş insanın , önemini; çocukları ile çalışmaya başlaması ile onların yol göstericiliğine güvenmiş ,asla “ben üniversite eğitimimi aldımda mı bugünlere geldim ?” demeyerek, cocuklarının ufkuna,kararlarına itiraz etmeyerek,göstermiş tir.Erhard F. freitag : “Başarıda ,ne diplamanın ne de akademik sonuçların tek başına etkili olmadığı kanıtlanmıştır.”demiştir bir kitabında...
Sn Fahrettin ULUSOY, üniversiteyi bitirmiş bir çok iş adamının cesaret edemeyeceği bir işi daha yapmış ,bu kitabı yazmıştır.Anıları ile yeni nesil iş adamlarına ,öğrencilere ,gençlere ,eger kitabı iyi özümserler ise,çok dersler alabilecekleri anektod ve bilgileri ile iş hayatıdaki ilişkilerini,başarının sırlarını, açıklıkla anlatmıştır.Tabiki tüm yaşamını bir kitaba sığdırmak mümkün değildir.Sonunda Fahrettin Ulusoy üniversitesinin kitabı da olmuştur. Kimbilir bir gün bu da gerçekleşir.
HİÇ BİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR.
“ALLAH , HERKESE HAYALLERİNİ YAŞAMAYI NASİP ETSİN” F.Ulusuy