Geçim İndeksi ve Açlık Sınırı
Yazarlar // 28 Nisan 2017 Cuma 00:25

İsmail BAŞARAN

Şu indeksleri açıklamasalar da moralimiz bozulmasa.

Geçin indeksleri açıklandı. Dört kişilik bir ailenin geçin indeksi ile asgari ücret arasında fark gittikçe artıyor.
Bu rakamları açıklayanlar bize acaba sıkın dişinizi mi demek istiyorlar?
Rakamlara göre dört kişilik bir aile aldığı parayla geçinemiyor.
Ne yapacak peki?
Milletvekillerinden, bakanlardan ve Cumhurbaşkanı maaşından kesilip vatandaşın geçimi için asgari ücret mi artırılacak?
Hayır, bunların hiç birisi yapılmayacak.
Ya ne yapılacak?
Olabilecekler şunlar:
Ya Türk Ordusu yine bir yerlere girecek, yine ülkemize yabancılar gelecek. Başkanlık sistemi veya referandum tartışmaları alıp başını yürüyecek.
Devlet Başkanı’nın partisinin genel başkanlığına geçeceği TV yayınlarında ve haberlerinde yine gündemden düşmeyecek.
Ha, bu arada bakarsınız asgari ücret de düşebilecek.
Önümüzdeki iki yıl bilmem kaç defa seçim olacak.
Bu seçimler için devletin bütçesinden masraflar yapılacak.
Belki de bunun sonucunda açlık sınırı ile geçim indeksi arasındaki fark biraz daha artacak.
Peki, dar gelirliler ne olacak?
Bakın size bir fıkra anlatayım.
Temel bir eşek almış, ahıra koymuş işlerinde kullanacak.

Bakmış ki yem fazla para tutuyor, biraz azaltmış.

Günle8n böyle geçerken Temel de kahveye gidip geliyor ve eşeğinden bahsediyormuş yemini azalttığından suyunu azalttığından dem vuruyormuş. Öyle ya masrafları denkleştirecek.
Bu kahveye gidiş gelişlerde hep eşeğin yemini azalttığından dem vuruyormuş temel.

Ve bir gün Temel kahveye gittiğinde “Ula Uşaklar bizim eşek öldü” demiş.
Sormuşlar; Neden öldü?
“Masrafları tamamen ortadan kaldırmak için yemini suyunu estim, iki gün sonra ahıra gittiğimde eşeğin ölmüş olduğunu gördü” diye cevap vermiş.
Umarım Temel’in eşeğine dönmem ben bu işin sonunda.

Eşeğim ya, “Bu yem ve su bana az geliyor” diyemem ya, yemimi ve suyumu artırın diyemem ya.
O zaman sonuma razı olacağım.

Ancak bu benim kaderim olmamalı. Aklımı kullanabilmeliyim, aklımı.

Ancak ne arar benim gibi eşekte akıl…

YILMAZ’IN SÖZLERİ ÇOK TARTIŞILACAK
Samsun Büyükşehir’in AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz verilen bazı isken durumlarıyla ilgili açıklama yapmış. Çok katlı binaların bazıları için de “Bu iskanları kim verdi” diye sormuş.
Vallahide Billahi de ben vermedim.
Yılmaz önce iskanların kimler tarafından verilebileceğini, yasanın hükümlerini okuyup öğrensin.
Bu işler “Çamur at izi kalsın” demekle olmuyor.
Ortaya bir söz söyleyeceksiniz, sonra da işin ucunu elinizden kaçırdığınız anlamı taşıyacak cümleler kuracaksınız.

Sözüm ona alt kademe belediye başkanlarını töhmet altında bırakacaksınız.
Sahi Samsun’daki ilçe belediye başkanları hangi partiden?
Yılmaz bu arada kendi partisinden seçilmiş belediye başkanlarına bir gönderme mi yapıyor?
Yoksa aba altından sopa mı gösteriyor?
Bu Samsun’un önümüzdeki yılları planlanırken, tepelere çok katlı binalar kurulurken Yılmaz neredeydi?
Bir küçük soru da Yılmaz’a.
Hani bir seçim öncesi söz vermiştiniz, tersane kurulacak da içinde şu kadar işçi çalışacak da, Samsun’da işsizlik azalacak da… Sahi bu tersanede kaç işçi çalışıyor ve Samsun’daki işsizlik ne kadar azaldı?

GÜNÜN FIKRASI

Temel ve Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmış. Bir turist gelmiş ve Temel’e

İngilizce yolu sormuş. Temel’de ses yok. Turist bu defa Almanca sormuş.

Temel’de yine ses yok. Turist bu defa Fransızca konuşmuş. Yine ses yok.

İspanyolca, yine ses yok. Turist kızmış, bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş.

Bunun üzerine Dursun Temel’e:

Bir lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba demiş.

Temel ise Dursun’a dönerek konuşmuş:

Boş ver, ne gerek var? Adam dünya kadar lisan biliyor ama bir derdini

anlatabildi mi?..

 

GÜNÜN SÖZÜ

Sır senin esirindir, onu ortaya çıkardığın zaman  sen onun esiri olursun. Hz. Ali