Ey Türk Gençliği
Yazarlar // 19 Mayıs 2018 Cumartesi 00:53

İsmail BAŞARAN

19 MAYIS 1919 günü Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere çıktığı Samsun’dan hareketle yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927 günü “Gençliğe Hitabesinde neler diyordu?

Galiba hatırlamakta fayda var.

“Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde “Türk Kanı” için bile çıkıp birileri ileri geri sözler söyler duruma geldi.

Birileri çıkıp Türk kelimesinin kullanılmamasını ister hal ve tavır takınıyor.

“Ne mutlu Türk’üm Diyene” cümlesinin kullanılmasının yasaklanması isteniyor.

“Türk’ün, doğruyum..” ile başlayan Andımızın değiştirilmesini isteyenler çıkıyor.

Bunların aydın kisvesi altındaki bazı kendini bilmezler tarafından söylenmesi de işin cabası.

Türk Gençliği bugün Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın Başlangıç gününü bayram ve şenliklerle anacak.

Peki, bu Bayram Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içindeki tüm il ve ilçelerde ve de beldelerde gerçekleştirilebilecek mi? “Ey Türk Gençliği diye başlayan cümleler söylenebilecek mi Türk Bayrağı’nın dalgalandığı tüm topraklarda, yani Vatanın tamamında?

Yollar, hastaneler, postaneler, uçaklar, trenler…

Özelleştirmeler…

Türkiye Cumhuriyeti’nin iş başındaki hükümeti eğer bunu sağlayabiliyorsa başarılıdır. Sağlayamıyorsa da, yollar ve tüneller hikâye, başarısızdır.

Samsun’daki törenlere nereden başlanacak hiç umurumda değil. Bandırma Vapuru’nun yerini değiştirenler belki başka yerde olabilir ancak ben Allah Kısmet ederse Kurtuluş yolunun başlangıç noktasında bulunacağım.

Sizi de beklerim.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. (M. Kemal ATATÜRK)