Dilenciler Çoğaldı
Yazarlar // 16 Eylül 2017 Cumartesi 01:20

İsmail BAŞARAN

Okulların açılması yaklaştı.

Hatta geldi bile.

Bu nedenle kaldırımların seyyar satıcılar tarafından işgali süredursun, işgal kuvvetlerine dilenciler de katıldı.

Bebesini kucağına alan, duygu sömürüsüne hız verdi.

Bebeğini kucağına alanlara bir de Suriyeliler katıldı.

Yani durum tamamen içinden çıkılmaz hal aldı.

Peki, bu işin sonu nereye varacak?

Belediyeler denetimlerini artıracaklar mı?

Aslında sorunun temelden çözümü elbette ki insanları dilenmeyecek duruma getirmektir.

Bu şimdilik çok zor olduğuna göre…

Belediyelerin zabıtaları aracılığıyla bu soruna çözüm bulması gerekir.

Yardım mı?
Suriyelilere yapılan yardımlar, ödenen maaşlar kadar yerli dilencilere,  yardıma muhtaç olanlara neden yardım yapılmıyor yere maaş ödenmiyor?
Türkiye’de siyasi politikalar nedeniyle Türk vatandaşları ikinci sınıf haline mi deldi?

Yardımı ver, oyu al.

Sonra da vatandaş bizi seviyor de…

Hadi oradan.

Kargalar bile güler buna…

 

ÇÖP BİDONLARI


Samsun’da bir tartışmadır gidiyor.

Mustafa Tüfek ile Atakum Belediye Başkanı  İshak Taşçı arasındaki bu tartışma çöp bidonlarından başladı.

Çöp bidonlarının üzerinde Atatürk resmi var…

Evet, var.

Sadece İlkadım’da mı?

Bu bidonlardan Samsun’un Yakakent ilçesinde de var.

Hem de nereye konulmuş biliyor musunuz?

İlçenin çeşitli noktalarında var.

Bir tanesi de Merkez Camii’nin önünde.

Cami önünde bir ağaç var.

Bu ağacın üzerini kuşlar yuva yapmış.

Konuyorlar, uçuyorlar.

Pisliklerini de burada bırakıyorlar.

Bazen yere, bazen de geçen birisinin kafasına.

Öyle pis kokuyor ki…

O kokuya, bir de çöp bidonunun kokusu karışıyor.

Belediye yetkilileri acaba hiç geçmiyorlar mı oradan?
Hem cadde ve kaldırım pis, hem de Camii önü.

Yani sizin anlayacağınız işin iki yüzü de ayıp.

Bu bidonların da üzerinde Samsun yazıyor.

Samsun’u öyle pis kokar durumda bırakmaya kimsenin hakkı yoktur…

 

GÜNÜN FIKRASI


Temel sahilde yürürken bir şişe bulur. Merak edip mantarını çıkarınca birden içinden bir cin çıkar:

Beni kurtardın. Üç dilek hakkın var.

Cebimde param hiç bitmesin.

Cin parmağını şaklatır. Temel elini cebine atar, para doludur. Bütün parayı çıkarıp tekrar sokar, yine para doludur. Temel ikinci isteğini düşünür:

Bir şişe rakım olsun ama hiç bitmesin.

Cin parmağını şaklatır ve Temel’in önünde bir şişe rakı belirir. Temel şişeyi açar ve yere döker ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuştur. Bir daha döker ve şişe yine dolar. Bunun üzerine Temel üçüncü dileğini de söyler:

Bu şişeyi çok sevdum. Bir tane daha isteyirum.

 

GÜNÜN SÖZÜ


Hayat biz onu planlarken başımızdan gelip geçenlerdir..