Burası Türkiye De!
Yazarlar // 23 Haziran 2017 Cuma 01:08

İsmail BAŞARAN

Samsun’dan hareketle batıya doğru yol alırken Ankara’yı geçince ve de “turistik yörelere” varınca acaba Türkiye’de miyim diye soruyordu insan kendi kendine.Tabi ben de soruyordum.Sahi burası Türkiye mi?Turistik yörelerde tabelaları okumaya çalıştığım zamanlar okuyamıyordum.Maalesef Yunan Dili ve Edebiyatı ile pek de ilgim yok.Tüm ören yerlerinde hem Türkçe hem de yunanca isimler yer alıyor.Neden?Türkiye’ye gelen yabancılar Türkçe bilmedikleri için mi?Öğrensinler kardeşim.Şimdi artık tabelalarda bırakın Yunan Dilini, İngilizceyi, Suriyeli sığınmacıların kendi dilleriyle yazdıkları yazılar var.Ben ne hikmetse bunları da anlamıyorum.Benim ülkeme sığınmacı olarak gelenler mi Türkçeyi öğrenecek, ben mi onların dillerini öğreneceğim?Şimdi kararlar alınıyormuş!Türkiye’de yabancı dil tabelalar olmayacakmış.Peki, Arapça da olmayacak mı?Sadece İstanbul’un sorunu değil bu.Samsun’da da aynı sorun var.Acaba Samsun Büyükşehir Belediyesi de Türkçenin dışında yazılar bulunan tabelaları değiştirecek mi?Yoksa burası başka bir ülke olarak mı kalacak?Bunu bize zaman gösterecek.

BİR YAĞMUR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Birkaç gün önce yağmur yağdı. Biraz da şiddetli oldu yağış.Oldu da, fes düştü kel göründü o nedenle.Samsun’da Belediyelerin hepsi AKP’li.Bu yağmur gösterdi ki bir çok belediye iyi çalışmamış, alt yapılarını düzeltememiş ve düzenleyememiş.Sadece alt yapı mı, üst yapı da düzenlenememiş.O nedenle bazı ilçelerde yağmur suları sel olup aktı.Peki bu sorun nasıl çözüme kavuşacak.İnsanlara iftar yemekleri vermek değil Belediye Başkanlığı ve belediyeleri yönetmek.Alt yapılarını yenilemek, üst yapılarını düzenlemek ile başlıyor Belediyecilik.Boyacılar para kazansınlar diye binaları aynı renge boşatmak değil Belediyecilik.Sokaklar böylece görsellik kazanacakmış.Benim düşüncelerime gem vuruluyor, hadi bunu biliyoruz da, binamın renk seçimine kim neden ve nasıl karışıyor?Birileri boya satışlarını patlatmak mı istiyor.

KAŞAR MUHABBETİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan iken yaptığı bir konuşmadaki sözleri hatırıma geldi.Erdoğan konuşmasında "Eğer bir kadrolaşma olmuşsa, bilesiniz ki bunun en kaşarlısını CHP yapmıştır." demişti. Özellikle de 15 Temmuz sonrası FETÖ’cüleri temizliyoruz adı alında işten atılanlar ve yargılanmak üzere cezaevlerine tıkılanların sayılarını ve bunların ailelerini düşünürken geldi Erdoğan’ın bu sözleri aklıma.Recep Tayyip Erdoğan şimdi Ak Parti Genel Başkanı aynı zamanda.Yani Türkiye’deki çeşitli kurumlardaki kadrolaşma, İktidarın başı olarak kendisini doğrudan bağlamaktadır.Türkiye’deki en kaşarlı kadrolaşma acaba hangi dönemde yapıldı ve de hala sürüyor?Vallahi, kaşarın en iyisinin Kars kaşarı olduğunu biliyorum, mümkün olduğu kadar da ben o kaşarı yiyorum.Size de onu tavsiye ederim.En azından hangi kaşarı yemiş olduğunuzu bilirsiniz, sonrasında “Bizi kandırmış” satıcı demezsiniz.

GÜNÜN FIKRASI

Temel bir gün bir kıraathaneye girmiş garsona “soğuk çay var mı” diye sormuş. Garson yok deyince çıkmış gitmiş. Ertesi gün yine gelmiş aynı soruyu sormuş garson yine yok deyince geri çıkmış. Üçüncü gün temel gelmeden garson çay yapmış ve soğutmuş. Daha sonra Temel gelmiş ve “soğuk çay var mı” diye sorduğunda var demiş.Bunun üzerine Temel “ısıt da” içelim demiş.

GÜNÜN SÖZÜ

Okurken yalnızca yazarın düşüncelerini dikkate almakla kalmayın, kendinizin ne düşündüğünü de tartın.  Kleinbaum