Başkanlık Seçimi Ne Zaman?
Yazarlar // 14 Eylül 2017 Perşembe 00:01

İsmail BAŞARAN

​Ateş ​olmayan yerden duman çıktığına hiç tanık oldunuz mu?

 

Sizi bilmiyorum da ben böyle bir garipliğe tanık olmadım bu yaşıma kadar.
Duman hep ateş olduğu yerdeydi.
Siyaset kulislerinde konuşulduğuna göre şimdi de duman hükümet ve AKP çevrelerinden tütüyor.
Bu duman da erken seçimin habercisi olan ilçe kongrelerini öne alan AKP’nin kongrelerinde yanan yangından yayılıyormuş.
Bu kanıya nereden mi vardık?
Daha yeni, Terme’de yapılan seçimlerde yaşanmadı mı?

 

İ​l​çelerde iş çok kızışmışsa bir  ‘’Hizmet yapma yarışı…’’ başlamış.

Bu da Başkanlık seçimlerinin erken yapılacağının habercisi değil mi?

Baskın basanındır boşuna dememişler.

 

 

ELEKTRİK SORUN OLDU

Samsun’da elektrik sorunu bir türlü giderilemiyor. Ya hatlar alçak deniliyor, ya da trafo aksaklığına bağlanıyor bu sorun.

Son olarak da Samsun’un 19 Mayıs İlçesinde sanayi bölgesindeki alçak olan elektrik telleri sanayi esnafının canına yetmiş.

Çünkü elektrik telleri alçak olduğu için tır ve yük dolu kamyonlar sanayi bölgesine giriş yapamıyorlarmış. Konuyu dilekçeyle ilgili kurumlara ileten Esnaf Odası Başkanı Harun Şimşek bu soruna çözüm bekliyormuş.

Bekle başkan bekle, bir zamanlar bir devlet büyüğümüz ‘’Yürümekle yollar aşınmaz’’ demişti ya aynen öyle işte.

Ancak tersine dönmüş durum.

Elektrik kesintileri yüzünden elektrikli aletlerde hasar meydana geliyor, üretim aksıyor…

Bunun için üzülme be başkan.

Türkiye’nin üretime ihtiyacı yok.

Danayı ve samanı ithal ediyoruz ya…

 

MASAYA BİR YUMRUK…

Rahmetli Turgut Özal ile rahmetli Necdet Calp, o dönemde tek olan TRT televizyonunda 1983 seçimleri öncesi tartışıyorlar.

Tartışmanın konusu Boğaz Köprüsü…

Turgut Özal iktidara geldiği takdirde Boğaz Köprüsünü satacağını, Necdet Calp ise köprüyü sattırmayacağını anlatıyordu.

Tartışma, hatta inatlaşma bir ara öyle büyük boyuna ulaştı ki, Necdet Calp sağ eliyle masaya yumruk atarken “sattırmam efendi” diye de bağırdı.

Necdet Alp’ın genel başkanı olduğu Halkçı Parti, bu yumruk sayesinde vatandaştan hatırı sayılı oy alıp Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ana muhalefet partisi olarak girdi.

Bu olayı hatırlayanınız kaldı mı?
Veya soruyu biraz daha açayım; Artık böyle tartışmalar kaldı mı?

Kalmadı.

Neden?
İktidarda da tartışacak sayı azaldı, muhalefette de.

Biraz daha ileri götürürsek işi diyebiliriz ki Türkiye’de muhalefet bile kalmadı.

B gidişle bırakın Türkiye’yi tartışabilecek ilgilinin kalmamasını, galiba Türkiye de kalmayacak.

Meclisim KHK’larla devre dışı bırakıldığı gibi.

Sahi Meclis’teki milletvekilleri ne iş yaparlar?

Bir iş yapmıyorlarsa, işler saray tarafından Kanun Hükmündeki kararnameler ile yönetiliyorsa…

Bu kadar milletvekiline neden maaş alıyor?

GÜNÜN FIKRASI

Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.

"..Şöyle açıklayabilirim..." der..

"Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım.

Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süveteri ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana "Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mi bu evde?" diye sordu..

ve işte buradayız..'


GÜNÜN SÖZÜ

Geldik Vatan kavgasına,
Düştük rütbe yağmasına,
Daldık Dünya sefasına,
Kimi görsek etekleriz

​Ne utanmaz köpekleriz.
Namık Kemal