Allah Rahmet Eylesin
Yazarlar // 04 Nisan 2018 Çarşamba 10:31

İsmail BAŞARAN

Hem Türk siyaseti hem de Türk dünyasının unutulmaz ismi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 21 yıl önce bugün vefat etti. 21 yıl nasıl da geçti.

Rahmetli Türkeş hayatı boyunca Türk Dünyası adına politika yapmıştı. 21 yıl öncesini dün gibi hatırlıyorum. Rahmetli Türkeş son konuşmasını Amasya’da gerçekleştirmişti. Ölüm haberi gelince yapılması gereken Amasya’ya gitmek ve o konuşmanın kasetini almaktı. Ben de onu yapmıştım. Kaseti almış Ankara’nın yolunu tutmuş ve o zamanlar Doğuş Holding grubunda olan KANAL D’nin Ankara bürosuna bırakmıştım. Ankara’da yollar adeta tıkanmış, trafik akmıyordu.

Türk siyasetine damga vurmuş insanlardan birisiydi. Türkçülük ve Turancılık davasında tutuklanmıştı. Hatta Hindistan’a sürgüne bile gönderilmişti. Ne çabuk da geçiyor günler ve yıllar. Türkeş, kurduğu partinin İktidar partisinin payandası olduğunu görseydi kahrından bir kez daha ölürdü.

Ha bir de oğlunun AK Parti’ye geçtiğini görseydi ne yapardı bilemiyorum.

İyi insanlar erken ölüyorlar. Mekânı Cennet olsun.

 

VEKİLLERE BAYRAM İKRAMİYESİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yine bir gece operasyonu yapıldı. Görüşülen konu milletvekillerinin on günlük tatilde harcamaları için iki maaş bayram ikramiyesiydi.

Ne oldu dersiniz?

Bu karar Meclis’ten kaşla göz arasında geçiverdi. Hangi partinin milletvekilleri evet dedi, hiç önemi yok. Önemli olan bu konuda parmakların kaldırılmasıydı.

Gariban enflasyon baskısı altında ezilirken, hayat pahallılığı insanları kara kara düşündürürken vekillere bu kıyak neden? Diğer kanunlara da evet desinler diye mi?

Ben bu konuda bir hakkım varsa helal etmiyorum, ya siz?

 

YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR

Samsunspor Adana’dan da eli boş dönünce işi çok zora soktu, artık yolun sonu göründü.

Bu giriş hiç de iyi değil. Şunun şurasında kaç karşılaşma kaldı?

Teknik kadro ve futbolcularda moral isteklendirme diye bir şey kalmadı.  Biz hep “daha bitmedi” deyip duruyoruz da bu söylediklerimize sanırım futbolcular ve teknik kadro pek inanmıyor.

İşte bu inançsızlık yolun sonunu gösteriyor gibi. Bunları yazmaya elim varmıyor da, gerçeklerden de kaçılmıyor ki.

Bu sezon Samsunspor küme düşerse hesabını kim verecek, önceki yönetimler mi yoksa KAYYUM mu?