Adalet İçin Yürümek
Yazarlar // 29 Haziran 2017 Perşembe 07:12

İsmail BAŞARAN

Son günlerde Adalet Yürüyüşü yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Mahatma Gandi’ye benzetiliyor.
Neden Adalet Yürüyüşü yapıyor diye.

Bu yürüyüşün başında durmadan bıkmadan yürüyor diye.

Siz bakmayın o provokasyonlara sözüm ona dublör kullanıyormuş…

İşte bu Gandi’nin unutamadığım bir sözü var.

Siz de unutmamak için bir yerlerde not edebilirsiniz. Söz şöyle:
“Haksızlığa sapıp bütün insanların seninle beraber olmasını sağlamaktansa, adaletle hareket edip tek başına kalmak daha iyidir.”

Bu yürüyüş ne hikmetse bazı televizyonlar ve de gazetelerde ya yer almıyor veya çok küçük görülüyor.

Oysa başladığından beri Türkiye’nin gündemi bu yürüyüş…

Adalet için yürüyorlar.

Yani bu ne demek?

Türkiye’de adalet yok anlamı mı taşıyor?
İsteyen istediği gibi yorumlar bunu.

Anneler, babalar, çocuklar…

Yargılanmaları sürerken bile cezaevlerinde çürüyen insanların yakınları var kortejde.

Yürüyüşe katılanlar gün geçtikçe de artıyor.Merak ediyorum, hükümet bu yürüyüşün neresinde müdahale edecek?
Yürüyüşçüler İstanbul’a sokulacak mı?

İşte düğüm galiba orada çözülecek.

Ya İstanbul’a girişe izin verilmezse…

O zaman, izin vermeyenler Türkiye’de Adalet olmadığını tüm Dünyaya  resmen duyurmuş olacaklar.

 

ŞEHİT SAYILARI ARTIYOR
Türkiye’deki şehit sayıları artarken ateş Samsun’a da düşüyor.

Gelen şehit sayısı artıyor.

Samsun’a son bir hafta içinde gelen şehit sayısı üç oldu.

Türkiye Başkanlık sistemine geçince şehit sayısı azalacaktı hani.

Hani terör bitecekti.

Türkiye Başkanlık sistemine geçince işler rayına girmedi sanırım.

Başbakan’ı değiştirince işler rayına girmedi galiba…

Eski tas eski hamam, yine şehitler geliyor, sayıları da artıyor.

Sayılar arttıkça da medyada şehitlere verilen yer azalıyor.

Birinci sayfalardan içerlere düşerse şaşırmam.

Çünkü Türkiye’nin daha önemli işleri var.

Eskiden Cuma günleri camilerin önünde “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” diye bağırıyordu insanlar.

Şimdi neden bağırmıyorlar?
Din siyasete karışmasın diye mi?
Zaten iç içe değimli Türkiye’de din ile siyaset?
Siyaset artık din üzerinden yapılmıyor mu?
Alıştık galiba.

Şehitler yarın haber bile olmazsa şaşırmayacağım.

Neydi o söz?

“Ağlarsa anam ağlar, grisi yalan ağlar…”

 

TÜRKİYE KUŞATILIYOR

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin değil mi diye sorar.

Barmen "Evet, onlar" der.

Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar:

"Selam, ne yapıyorsunuz?"

Hitler cevaplar:  "3. Dünya savaşını planlıyoruz."

Adam sorar. "Gerçekten mi? Neler olacak?"

Hitler: "Bu sefer 14 milyon Yahudi’yi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der.

Adam sorar: "Bir bisiklet tamircisi mi?"

Hitler, Stalin'e döner ve der ki:

"Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon Yahudi’yi takmayacağını söylemiştim."

Bu fıkrayı neden anlattığım?

Türkiye kuşatılıyor.

Dün Ege’deki adalara Yunanistan üs kurdu.

Bugünlerde Türk askerinin Kıbrıs’tan çıkması için uğraşıyorlar. Güneydoğu sınırlarım yanıyor. En büyük dostumuz olarak gördüğümün ABD oradaki teröristleri silahla destekliyor. O silahlardan çıkan mermiler bizim evlatlarımızı öldürüyor.

Türkiye’nin yurt dışındaki bazı ülkelerle olan silahlı güçlerinin çekilmesi isteniyor.

Bütün bunlar olurken, ne hikmetse Türkiye Büyük Millet Meclisi tatil yapıyor.

Hâlbuki gerekirse olağanüstü toplanıp gerekli kararları almalı değil mi?
Alamaz, neden?
Çünkü Türkiye tek adam tarafından yönetiliyor.

Sahi önümüzdeki günlerde kaç bin veya milyon insan ölecek?
Umurunda olan var mı?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Aşılmasına imkân olmayan hiçbir duvar yoktur. ÇEHOV