Bir işi “yapacağım” deyip de, aslında yapmayıp yapıyormuş gibi gösterenler için kullanılan bir deyim vardır bilirsiniz:
“MIŞ gibi yapmak.”
“Nereden çıktı şimdi bu?” diye soracak olursanız, izninizle anlatayım.
Hükümet tarafından Samsun için açıklanan 170 milyar liralık yatırım vaadi vardı, hatırlarsınız.
Önemli bir para.
Bu kaynağın kullanılacağı 10’un üzerinde proje bulunuyor.
Kimi, Samsun Şehir Hastanesi’nin ulaşım ağındaki raylı sistem (tramvay) hattı gibi yeni projeleri içerirken; kimi de 70’li yıllarda başlamış, fiziki gerçekleşme oranı hâlâ yüzde 20’ler seviyesinde olan ve tam anlamıyla yılan hikâyesine dönmüş eski, devam eden projelerden oluşuyor.
Buna rağmen 170 milyar lira ciddi bir kaynak.
Gerçekleşecek olsa, Samsun’u sahiden uçurur.
İsterim ki bu vaatler gerçeğe dönüşsün ve şehrim Samsun, ekonomik ve sosyal-kültürel açıdan sorun yaşamayan bir kent olsun.
Kim böyle bir şehirde yaşamak istemez ki?
Elbette ben de isterim.
Ve fakat…
Bunun için açıklanan projelerin hayata geçirilmesi gerekir.
Kâğıt üzerinde değil, sahada.
Ayrıca bu projelere ayrılan ödeneklerin, vaat edilen rakamlarla örtüşmesi gerekir.
Cumhurbaşkanlığı, geçtiğimiz ay TBMM’ye 2026 yılı bütçesini sundu.
Muhalefetin eleştirilerine rağmen bütçe, Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin oylarıyla kabul edildi.
Bütçeyle birlikte bir de Yatırım Programı vardır biliyorsunuz.
İşte o programda Samsun için vaat edilen 170 milyar liralık yatırımın, bu yıl için ayrılan karşılığına baktığımızda tablo hayli çarpıcıdır.
Bu yıl içinde harcanması öngörülen ödenek, vaat edilen rakamın yanında devede kulak bile değildir.
Örneğin, 1977 yılında başlatılan ve Aşağı Yeşilırmak Havzası Projesi olarak bilinen Çarşamba Ovası’nın sulama ve drenaj projesi…
“Bu proje neden hâlâ bitmiyor?” diye soran var mı bu şehirde, bilmiyorum.
Ama bitmediği ortada.
1991 yılında kapanan Güneş Gazetesi’nin Yurt Haberleri sayfasında bu konuyla ilgili bir haber yazdığımda, dönemin Samsun Milletvekili ve TBMM Bütçe Plan Komisyonu Başkanı merhum İlyas Aktaş’ın beni arayıp, “Gada şu bürokratları bir sıkıştırın” diye dert yandığını hâlâ hatırlarım.
Aradan yıllar geçti.
Sorular değişmedi.
Cevaplar da.
49 yıl boyunca 5 milyar 475 milyon lira harcanmış, toplam maliyeti 42 milyar 360 milyon lira olan bu proje için bu yıl ayrılan 220 milyon liralık ödenek dikkate alındığında, tamamlanmasının daha yıllar alacağı açıktır.
Şehir Hastanesi meselesi de farklı değil.
Yıllardır tamamlanması bekleniyor.
Oysa bir hastanenin tamamlanmış sayılabilmesi için, her bir ünitesinin eksiksiz olması gerekir.
Yolları hâlâ yarım yamalak.
“Tramvay gidecek” dendi.
Bunun için 14 milyar 450 milyon liralık Raylı Sistem Projesi hazırlandı.
Peki bu yıl için ayrılan ödenek ne kadar?
Yazıyla: Yüz on bin lira.
Rakamla: 110.000 TL.
Ne şekilde okursanız, okuyun, bu parayla bırakın hattı, ancak bir durağın tefrişatını yapabilirsiniz.
Sözüm ona Samsun Şehir Hastanesi hizmete hazırmış.
Öyle mi sahiden?
Şehir Hastanesi için ayrılan bu rakamlara yine de şükretmek gerekir; zira Çorum-Samsun Yüksek Hızlı Tren Projesi için 2026 yılı yatırım programında ayrılan para ise sadece bin lira.
Yanlış okumadınız sadece bin lira.
‘’Samsun’a Yüksek Hızlı Tren gelecek mi?’’ demiştiniz…
Allah büyük.
Bekle Samsun, bir gün gelir inşallah..!
Tüm bu rakamlar ortadayken, buna
“Samsun’a yatırım için ‘MIŞ’ gibi yapmak” demeyelim de ne diyelim?
Adını siz koyun gari…
