GÜNCEL // 25 Şubat 2017 Cumartesi 09:36 // Güncelleme: 25 Şubat 2017 Cumartesi 09:36
CHP heyeti Canik,Teknepınar,Hacı İsmail, Düvecik Minibüsçüler Derneği Başkanı Selahattin Değirmenci ve Hasköy Minibüsçüler Derneği Başkanı Hakan Bektaş'ı ziyaret etti.

KIYMETLERİ BİLİNMELİ
Minibüs dernek başkanlarının ve minibüsçü esnafının sıcak ilgisiyle karşılanan CHP heyeti, esnafla ayrı ayrı fikir alışverişinde bulundu. Minibüsçü esnafının sorunlarını dinleyen Tufan Akcagöz, " Minibüsçülerin dertleri sıkıntıları, bize uzak değil. Esnafın yüzü gülmedikçe, bir şeyler iyi gitmiyor demektir. O halde ne yapacağız, esnafın yüzünün gülmesi için çalışacağız. Samsun halkına önemli bir hizmet veriyorlar. Bunu kabul etmemek imkansız. En son hepimiz gördük. Samsun, kara teslim oldu. Günlerce evlerinden çıkamayanlar oldu. Durum böyle iken yine özveri ile minibüsçüler hizmet vermeye devam ettiler. Vatandaş, ulaşım ihtiyacını bu şekilde karşıladı. Belediye, milletin parasını vara yoğa harcayamam diye yolları açmadı. Raylı sistem bile hizmet veremez durumdaydı. Bu şartlarda minibüsçüler hizmet verdiler. Kıymetini bilmek gerekiyor" dedi.
MİNİBÜSÇÜLERİN RIZASI OLMALI
Samsunlu minibüsçülerinin başında yeni bir master planı dayatması olduğunu vurgulayn Akçagöz, "Minibüsçüler, bu işe yıllarını vermiş. On yılını, yirmi yılını ve belki de daha uzun yıllarını bu işe vermiş olanlar var. Emeklerini bir çırpıda yok sayarak siyaset yapmak, insafa ve vicdana sığmaz. O nedenle, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun için yeni bir ulaşım planı stratejisi ile ortaya çıkacaksa, minibüsçülerin rıza ve görüşünü almadan bu iş olmaz" diye konuştu.
YENİ REJİME İHTİYAÇ YOK
Akçagöz, referandum konusunda ise, "Önümüzde büyük bir gelişme var. Memleket olarak referanduma gidiyoruz. Bu refarandum, esnafa ne getiriyor? Esnaf için bir faydası var mı? Yok. Aslında, milletin hiç bir ferdi için bir faydası yok. O nedenle biz bu referanduma, dayatma referandumu diyoruz. Esnaf, herşeyin farkında. O nedenle görünen o ki, her aklı başında esnaf, hayır diyecektir. Bunun başka bir alternatifi yok. Demokrasi, bizim olmazsa olmazımızdır. Totaliter bir rejime ihtiyacımız yok. Oysaki öngörülen rejim, baskıcı bir rejimdir. Bu da nereden çıktı? Demokrasiyi ve özgürlükleri çoğaltmak varken, bu nasıl bir hesap ve düşüncedir? Bunu anlamak mümkün değil. Her yurttaş, önüne gelen sandığın ne anlama geldiğini, dayatılmak istenen Anayasa değişikliğinin herhangi bir derde derman olup olmadığını sorgulamak zorundadır. İhtiyaç varsa, hep birlikte evet diyelim ama yok. Bu Anayasal düzenleme, bir rejim değişikliğidir ve Türkiye'nin böyle bir düzenlemeye ihtiyacı yok. " ifadelerini kullandı
