ASAYİŞ // 6 Eylül 2015 Pazar 00:00 // Güncelleme: 6 Eylül 2015 Pazar 00:00
DİYARBAKIR'ın merkez Sur İlçesi Hasırlı Mahallesi'nde PKK'nın şehir yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi'ne (YDG-H) yönelik operasyonlarını sürdüren polise bu sabaha karşı roketatarlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, 2 polisi şehit oldu, 3 polis yaralandı.
Merkez Sur İlçesi'ne bağlı Hasırlı Mahallesi'nde YDG-H'li Grubun kazdığı hendekleri kapatmak için dün çok sayıda polis ekibi ile başlatılan operasyon devam ederken, bugün saat 05.00 sıralarında polis ekibine rokatatarlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, 2 polis şehit oldu, 3'ü yaralandı. Bölgede hava destekli başlatılan operasyon başlatılırken mahalle sakinlerinden sokağa çıkmamaları istendi. Operasyon kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Mahalleden zaman zaman silah ve bomba seslerinin geldiği belirtildi.
VALİLİKTEN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI
Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi Hasırlı Mahallesi'nde PKK'nın şehir yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi'ne (YDG-H) yönelik sürdürülen ve bu sabah 2 polisin şehit olduğu 3 polisin yaralandığı saldırı ardından ikinci bir emre kadar 'Sokağa çıkma yasağı' ilan edildi. Mahalledeki çatışma sesleri kentin büyük bölümünden halen duyulurken Diyarbakır Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "Sur İlçesi'nde meydana gelen olaylar nedeniyle halkın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 5442 sayılı il idaresi kanununun 11-C maddesi gereğince İlimiz merkez Sur ilçesinde Sur içinde kalan bölgede, (Abdal Dede, Ali Paşa, Cami Kebir, Cami Nebi, Cevat Paşa, Dabanoğlu, Fatih Paşa, Hasırlı, İskender Paşa, Melik Ahmet, Ziya Gökalp, Lalebey, Süleyman Nazif, Savaş, Cemal Yılmaz Mahallerinde 06.09.2015 Pazar günü 09.30'dan geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Söz konusu yasağa vatandaşlarımızın uyması kendi can ve mal güvenlikleri açısından önem arz etmekte olup, sokağa çıkma yasağının bitim süreci ayrıca ilan edilecektir."
SUR'A GİRİŞ-ÇIKIŞ YASAK
Sur İlçesi'nde Sur içinde kalan, Abdal Dede, Ali Paşa, Cami Kebir, Cami Nebi, Cevat Paşa, Dabanoğlu, Fatih Paşa, Hasırlı, İskender Paşa, Melikahmet, Ziya Gökalp, Lalebey, Süleyman Nazif, Savaş, Cemal Yılmaz Mahalleri'ne çıkan bütün cadde ve sokaklara giriş-çıkışlar yasaklandı. Her sokak ve cadde başında çelik yelekli polisler, ellerinde tabanca ve mp-5 silah, gaz ve el bombalarıyla önlem alan polis, ilçeye girmek isteyen yaya ve araçları geri çeviriyor. Bu uygulamaların yapıldığı sırada da Sur İlçesi'nin uzak mahallelerinde yaşanan çatışmada, ateş edilen silahları sesleri duyuluyor.
Nebi Cami mevkiinde bekleyen vatandaşlar, evlerine gidemedikleri için yasağa tepki gösterdi. Gece vardiyasında çalışan işçiler, sabah erken saatlerde işten geldiklerini ancak yasak nedeniyle eve gidememekten yakınarak, yasak kararına tepki gösterdi.
Sur İlçesi'ne açılan Mardinkapı, Urfakapı, Çiftkapı, tek kapı ve Urfakapı'dan girişlerde çelikli yelekli ellerinde çıplak silahlı polisler, ilçeye girmek isteyen yaya ve araçlara izin vermeyerek geri çevirdiği görüldü.
ŞEHİTLERİN KİMLİKLERİ BELİRLENDİ
Bu arada sabah saatlerinde Hasırlı Mahallesi'nde polise düzenlenen rokatatarlı saldırıda, şehit olan polislerin özel harekat şube müdürlüğünde görevli Mustafa Turanlı (Elazığ) ve Muzaffer Can Ersoy (Kayseri) oldukları öğrenildi.
"BİLİYORMUSUN DİYARBAKIR? MUZZAFER CAN VE MUSTAFA SENİN İÇİN ŞEHİT OLDU"
Sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki 'Terörle Mücadele Şubesi Diyarbakır' hesabında Diyarbakır'da şehit olan polislerin fotoğrafını paylaşıldı. Fotoğrafların altına da, şunlar yazıldı:
"Biliyor musun Diyarbakır?.. Muzaffer Can ve Mustafa şehit oldu bu sabah senin için... Sabah uykusuzduk.. Yorgunduk.. Diğer arkadaşlarımın çoğu da tıpkı benim gibi, tıpkı Muzaffer Can gibi Mustafa gibi yorgundu.. Bitkindi.. Sadece görevimizi yapıyorduk.. Sen rahat rahat yaşa diye ölümü bekliyorduk.. Sadece sen sabah dükkanını rahat rahat aç, işe rahat rahat git ve ailen huzur içinde yaşasın diye ölüme kendimizi siper ettik... Sonra bir fısıltı gibi geldi ölümün sesi.. Kahpe roket tıpkı bir gölge gibi sokuldu yanı başımıza.. Ardından Gürültü, ateş ve duman... Allah-u Ekber dedik düşerken.. Muzaffer Can ve Mustafa aldı elimizden şehadet mertebesini.. Bekleyin kardeşlerim dediler.. "