Vali Kaymak'ın Hatırlattıkları
Yazarlar // 05 Şubat 2018 Pazartesi 00:03

İsmail BAŞARAN

Samsun Valisi Osman Kaymak bir gezisi sırasında başına gelenler ve yaptıklarıyla “İşte bu olmalı” dedirtti.

Ancak bir gerçeği de bizlere hatırlattı.

Vali ve beraberindekiler yol bir köy gezisi sırasında güzergâhında kara saplanan otomobili iterek kurtarılmasını sağladı. Vali’nin bu hareketi takdir topladı. Daha sonra Vali ve beraberindekiler hatıra fotoğrafı çektirdi. Sonrasında ise bakın ne oldu.

Nebiyan izci kampını ziyaret eden Vali Osman Kaymak'ın, burada kendi makam aracı kara takıldı. Çevredeki görevlilerle birlikte burada da görevi ele alan Vali Kaymak, kürekle makam aracının lastiklerinin yolunu kesen karı küredi.

Buraya kadar olan, yönetici ile yönetilen arasında hiç de ayrım yapılamayacağını gösterdi bize. Sonrasında ise başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmemizi sağladı.

Yıl 2018.

Türkiye uçuşa geçmiş. Yapılan yollar, köprülen, tüneller… Hepsi vatandaş için. Ancak hepsi altında otomobili olan vatandaşlar veya toplu taşıma araçlarıyla işlerine güçlerine veya şehirlerarası yerlere gitmek isteneler için.

Peki, bu olanaklara sahip olmayan vatandaşlar veya olanakları az olanlar için yapılan ne?

İşte bunu hatırlattı Vali Bey’in hareketi. Hem de Atatürk Şehri dediğimiz Samsun’da.

Yol fazla kardan kapanabilir, doğrudur. Ancak yanlış olanı o yolun hemen açılmamasıdır. Vali Kaymak oraya gitmeseydi ve yanında tanıtımını sağlayacak olanlar bulunmasaydı, o aracın kara saplandığı bilinecek miydi? Vali Bey’in aracının orada kara saplandığı bilinecek miydi, kocaman bir hayır elbette.

Gelelim şimdi madalyonun diğer yüzüne.

Diğer yüz geçerli not alamamış ve madalyonu kirletivermiş.

Eğer Vali Bey oradan geçmeseydi o yol herhalde yine kapalı kalacak ve vatandaş karlar eriyene kadar aynı çileyi çekecekti. Yollar güneşin doğup karların erimesine kadar da, yolu açmak zahmetinde bulunmayanların yedi sülalesinin halini hatırını soracaktı.

Sayın Vali Osman Kaymak’tan bir ricam var.

Ne olur özellikle de karlı zamanlarda köyleri dolaşacağınızı daha önceden haber verseniz de siz gitmeden vatandaşın yolunu açıverseler ilgili kurumlar.

Bu da bir hizmet ve Vali Bey…

CHP KILIÇDAROĞLU İLE

Ankara Spor Salonu'nda yapılan CHP 36. Olağan Kurultayı'nda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce genel başkanlık için yarıştı.

Seçimde kayıtlı 1266 delegenin 1253'ü oy kullandı. 1237 oy geçerli sayılırken mevcut Genel Başkan Kılıçdaroğlu 790, İnce ise 447 oy aldı.

Kısaca Kılıçdaroğlu politikaları ile yönetilecek CHP’nin önümüzdeki dönemlerde ne yapabileceği yine merak konusu oldu. Öncelikle kurullarda da küçük değişiklikler olacağını söylemek gaipten haber vermek anlamı taşımaz.

Eğer CHP’de özellikle de politikalarında değişiklikler olmayacaksa, bugüne kadar geldiği gibi gidecekse, Genel Kurul yapmanın sanırım hiçbir anlamı da kalmamış olacak.

Bu arada kutlanacak bir isim var.

Prof. Dr. Haluk Koç. CHP Samsun Milletvekili, aslına bakılırsa Samsun’un milletvekili…

GÜNÜN FIKRASI

Köyün birinde bir mezar soyguncusu varmış. Cenaze gömüldükten bir gün sonra mezara bir gidilirmiş ki, mezar soyulmuş, bütün ziynet eşyaları çalınmış. Köylü bu mezar soyguncusunu bilirmiş bilmesine de bir türlü yakalayamazmış. Gel zaman git zaman bu böyle sürüp giderken mezar soyguncusu ölüm döşeğine düşmüş ve oğlunu çağırarak; Bak oğlum. Ben bu güne kadar sizin rızkınızı mezar soyarak çıkardım. Şimdi ölüp gidiyorum. Arkamdan tüm köylü bayram yapacak. Bir kişi bile 'Allah rahmet eylesin' demeyecek. 'oh be öldü de kurtulduk' diyecekler, diye itirafta bulunmuş.

Bu olay oğlanın çok gücüne gitmiş. Babasına; Baba sana söz veriyorum herkes arkandan rahmet okuyacak demiş.

Ve derken mezarcı ölmüş. Bütün köylü bayram yapmış. Birkaç gün sonra köyde gene bir cenaze olmuş. Mezarcı öldü ya köylünün içi rahat. Cenaze tüm ziynetiyle beraber gömülmüş. Bir gün sonra mezarlığa gidildiğinde o da ne!

Mezar gene soyulmuş ve eskisinden farklı olarak cenazenin arkasına koca bir kazık çakılmış. Köylüler bunu görünce "Yahu Allah Rahmet eylesin A.. efendi de mezar soyardı ama hiç olmadık kazık çakmazdı" demişler.

GÜNÜN SÖZÜ

Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. Carnot