Süt Tozu İçesiniz Var mı?
Yazarlar // 27 Şubat 2018 Salı 00:08

İsmail BAŞARAN

Ben ilkokula giderken tanışmıştım süttozuyla. Amerikan yardımı adı altında gelmişti 1950’li yılların sonlarına doğru Türkiye’ye.

Oysa o dönemlerde Türkiye’de büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği vardı. Evimizde sabah süt içer ve öyle giderdim okula. Ancak ikinci derste bir büyük kapla süt tozundan yapılmış süt gelir ve evlerimizden getirdiğimiz bardaklara doldurulurdu. Bizler de mecburen içerdik, içmeyenin kulağı çekilirdi.

Belki de o süt tozu beyinlerimizin çalışmasını engeller duruma getirildi ve genlerimizle oynandı herhalde ki düşünemez duruma geldi çoğumuz.

Nerden nereye?

Bakanlar Kurulunun, "Okullara Kuru Üzüm Dağıtımı Programı Uygulama Esasları Hakkında Kararı" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek anaokulu, uygulama sınıfı ve ilkokullardaki tüm öğrencilere haftada 2 gün, 25'er gramlık paketlerle sultani çekirdeksiz kuru üzüm dağıtılacak.

Programla öğrencilere kuru meyve tüketim alışkanlığının kazandırılması, çocukların yeterli ve dengeli beslenmesine katkı sağlanması amaçlanıyormuş.

Türkiye’de bu kadar üzüm var mı, yoksa yine ithal mi edeceğiz?

Yok amaç üzüm üreticisini desteklemekse sonuna kadar destekleyelim bu kararı. Ancak üzün ithal edilecekse desteğe gerek yok herhalde, öyle değil mi?

Bir de bu üzümler hangi marketlerde satılacak ve Milli Eğitim Bakanlığı üzümleri nerelerden alıp okullara dağıtacak?

İthal etler gibi olmasın onlar da. Sadece yandaş marketlerde satılmasın ve o marketlere yeni rantlar sağlanmasın…

Sizi bilmem ancak ben bu konuda şüpheliyim.

 

ATAKUM’U BİRLİKTE YÖNETELİM

Bu düşünce Metin Burma’nın Başkan olduğu dönemde de vardı. Şimdi bu öneriyi AKP’li Belediye Başkanı İshak Taşçı dillendirdi.

Görevde olduğu süre içindeki uygulaması böyle miydi acaba?

Taşçı, farklı meslek grupları, meslek odaları, STK temsilcileri ve yönetimlerini, hafta sonunda gerçekleştirdiği iki farklı toplantıda ağırladı. Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, "Birlikte yönetim anlayışının en başarılı örneklerini ilçemizde ortaya koyuyoruz. Amacımız daha da yaşanılabilir bir Atakum ilçesidir" dedi.

Vallahi ben öyle mi değil mi bilemiyorum, bu konuda Atakum halkı daha iyisini bilir.

Ancak birlikte yönetimin esasları arasında şeffaflık olduğunu söyleyebilirim.

Peki, Atakum Belediyesi şeffaf mı?

CHP’li Meclis Üyesi Mustafa Tüfek’in açıklamalarına bakılırsa pek de şeffaf değil gibi görünüyor. Çünkü Tüfek “İstememe rağmen hesaplar bir türlü açıklanmıyor” iddiasında bulunuyor.

Eğer hesap vermekte zorlanıyorsa bir belediye, “su kaçağı vardır, musluklardan fazla su akıyor demektir” diye düşünüyorum.

Hesap vermeyen belediyenin “Atakum’u birlikte yönetelim” önerisi ne kadar ciddiye alınabilir acaba?

 

AKCAGÖZ’Ü SEVMEYE BAŞLADIM

CHP Samsun İl Başkanı Tufan Akcagöz AK Parti’li Çağatay Kılıç’la ilgili konuşmuş.

Biraz da ağır konuşmuş. "Herhalde bakanlıktan alındıktan sonraki moral bozukluğu devam ediyor. Ben soru sormaya başlarsam iki tane soruyla bırakmam. Samsun'da kongrelere falan gidiyorlar, şöyle çiftlikte bir yürüsünler bakalım. İnsanların gözlerinin içlerine baksınlar” demiş.

Sonra da devam etmiş: “Samsun bir FETÖ Kenti haline gelirken neredeydiler? FETÖ'den kapatılan Başarı Üniversitesi'nin açılışında bulunanlar AK Parti kadroları değil miydi?”

Şu FETÖ’den Samsun’da bir dolu operasyonlar yapıldığı, gözaltılar gerçekleştirildiği, yargılamalar olduğunu cümle alem biliyor da bu işin siyasi ayağının kimler tarafından oluşturulduğu neden bir türlü açıklanmıyor?

Var mı bir bileniniz?