Solun MHP Yorumu ve Komplo Teorileri
Yazarlar // 07 Eylül 2017 Perşembe 09:29

Suat BAŞARAN

Solun,-elbette istisnaları vardır- genel bir MHP ve Ülkü Ocakları yorumu vardır: “Amerikan emperyalizminin işbirlikçileri”…
İçlerindeki insaflı olanlar, kullanıldığımızı söylerler o kadar!..

*****

Enver Altaylı’nın tutuklanması, söz konusu komplo teorilerini tekrar gündeme taşıdı…
Yeşil Kuşak Projesi yeniden masaya yatırılıyor demek ki…

*****

Bu açıdan Soner Yalçın’ın 1969 Adana Kongresi değerlendirmeleri ibretliktir…
Hele, “Bozkurt sembolü yerini üç hilâle bıraktı” saptaması yok mu?
Soner Bey söz konusu partinin ambleminin terazi olduğunu bilmez mi?
Muhakkak bilir… Buradan yapılacak itiraza cevabı hazırdır büyük ihtimalle: “Ben yeni amblem için ortaya atılan iki görüşe işaret ettim” diyebilir…
Maksat, Türkçülük ve Türk-İslâmcılık bağlamında yeni bir tartışma…
Türkçüler bağımsızlık taraftarı, Türk-İslâmcılar Amerikancı!.. Yersek…
1944’te de aynı kafa, Türkçüleri, ‘Alman menfaatlerine hizmet etmek’le suçlamıştı…

*****

Biz ülkücüler, kim olduğumuzu biliyoruz... Verdiğimiz mücadeleyi de…
Muhakkak ki, belli istihbarat çevrelerinden içimize sızmalar olmuştur… Türk milliyetçiliği gibi bir hareketin başıboş bırakılacağını beklemek, safdilliğin de ötesindedir çünkü…
Bu hareketin banisi (Ülkücü hareketin; Türk milliyetçiliğinin değil) bir Türk subayıdır…Türk ordusunun emir komutası içinde NATO’da da görev yapmıştır…
Amerikalılarla da ilişkileri olmuştur büyük ihtimalle… Ancak bu ilişkilerin karşılıklı güven ve işbirliğine dayanmadığı çok açıktır ve bunun en büyük delili 12 Eylül darbesidir…
‘Bizim çocuklar’ın, 12 Eylül’de ona ve ülkücülere reva gördükleri muamele, ülkücü hareketin ne kadar Amerikancı(!) olduğunun da kanıtıdır aslında!..

*****

12 Eylül’den sonra Türkiye’yi yönetenlere baktığımızda, Yeşil Kuşak Projesi’nin ana aktörlerini görmemiz mümkündür…
Gerek ülkücüler ve gerekse ulusalcı sol tehlike olarak algılanmış ve terör bataklığına çekilerek acımasızca ezilmişlerdir…
Bu gerçeğe rağmen radikal örgütçü sol, halen tarihi doğru okuyamamakta ve ülkücü hareketi ısrarla yanlış tanımlamaktadır…
Halbuki ülkücü hareket, 12 Eylül sonrasını doğru okuyarak ülkenin en güçlü legal siyasi hareketlerinden biri haline gelmiş; bununla, 12 Eylül öncesi tutumunun, şartların zorlamasıyla oluştuğunu göstermiştir…
Oysa radikal örgütçü sol, bugün de aynı yanlış tarih yorumu içerisinde, gereksiz eylemlerle debelenmektedir.

*****

Günümüzü doğru okuyan herkes, ülkenin kuruluş felsefesine inananların ortak bir cephe oluşturmasının gerekliliğini kavrayacaktır…
Bu sebeple ulusalcı sol,- gerçekten ulusal bağımsızlığı arzuluyorsa- radikal örgütçü solun fikri tahakkümünden kurtulmalı, tek taraflı tarih okumalarını bırakarak, ön yargılardan sıyrılıp mütedeyyin insanlarla ve ülkücülerle ittifak yapmanın yollarını aramalıdır.

*****

Ülkücü hareketin mensupları, radikal örgütçü ve taşeron solla, ulusalcı solun ayırdına varmıştır… Beklenen, ulusalcı solun da aynı bilinç düzeyine gelmesidir… Bunun yolu ise ülkücüleri tanımlamadan evvel tanımaya çalışmaktan geçer…