Samimi İkrar
Yazarlar // 12 Haziran 2018 Salı 23:15

İsmail BAŞARAN

Adalet ve Kalkınma Partisi Samsun milletvekili Fuat Köktaş Millet İttifakı'nda yer alan partilerin adaylarını eleştirip, "Yıkmakla, satmakla, kapatmakla ülke yönetilir mi?” diye sormuş konuşurken.

Sonra da konuşmasına “Türk halkı, 2002'ye geri dönmek istemiyor" ifadesini eklemiş.

Fuat Köktaş’ın ifadesinden yola çıkarak “Vallahi de Billahi de doğru söylemiş” diyebiliriz ancak ve bu ifadesi de samimi bir ikrar olarak kabul edebiliriz.

Fuat Köktaş’ın içinde bulunduğu iktidar partisinin 2002 yılından bu yana sattıklarını buraya yazmaya kalksam ayrılan bölüm yetmez.

Sayın Köktaş, 2002 yılından bu yana Türkiye’de satışları iktidar mı yaptı yoksa muhalefet mi?

Dilin kemiği yok derler aynen öyle işte, her tarafa dönüyor. O nedenle özellikle de bu seçim döneminde konuşmacılar cümlelerine dikkat etmeliler. Aksi durumda söyledikleri kafaları bulandırıyor ve insanları düşünmeye sevk ediyor.

Bu yazdıklarım sadece iktidar adayları için değil elbet, muhalefet için de geçerli. Tutamayacakları sözleri vermemeliler, sonra karşılarına çıkıveriyor.

AK Parti milletvekili adaylarından Yusuf Ziya Yılmaz’ın verdiği bir söz nasıl da karşısına çıktı.

Çok söz verdi de yapamadı diyenleriniz olabilir ve sorabilir bana hangisiydi o diye.

Hemen açıklayayım: Samsun’da tersane kurulacaktı, Tuzla tersaneleri buraya taşınacaktı, kurulacak tersanede 15 bin işçi çalışacaktı. Bu işçiler ve aileleri yani ortalama 35- 40 bin kişi buradan ekmek yiyecekti.

Sahi yapıldı mı bu tersane 40 bin kişi ekmek yiyebiliyormu oradan?

Hayır. Şimdi acaba Yılmaz vatandaşın karşısına çıkıp ne diyerek oy istiyor vallahi merak ediyorum, tabi seçmenin inanıp inanmadığını da haliyle…

 

GÜLSAN NE OLDU?

Samsun’da Büyükşehir belediyesi tarafından başka bir yere taşınması planlanan ve bu nedenle hazırlıklar da yapılan GÜLSAN sanayi sitesinden neden kimse bahsetmiyor?

Seçim öncesi oradaki insanların tepkilerini artırmamak için mi?

Bu olay iktidar için engel olabilir ancak muhalefet için bulunmaz bir fırsata çevrilebilir.

Ben işin o boyutunda değilim.

Sadece oradaki insanlar ne olacak diye düşünüyorum.

Bir de kent parkı olarak düzenlenmesi gündeme gelen bölgenin beş on yıl sonra birilerine peşkeş çekilip çekilmeyeceğini düşünüyorum sadece ve bir tek yanıt bulabiliyorum soruya.

Herhalde bir yandaşa tabi ki…

 

GÜNÜN SÖZÜ

Toplum tuzlu su gibidir. Yüzersin ama yutamazsın. Arthur Stringer