Refah Ön Planda
Yazarlar // 13 Ekim 2018 Cumartesi 09:05

İsmail BAŞARAN

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin vatandaşların refah ve mutluluğunu daha üst seviyelere çıkarma amacı doğrultusunda makroekonomik istikrarı korumak, üretimi artırmak ve toplumun refah düzeyini yükseltmek için 2019-2021 döneminde Yeni Ekonomi Programı uygulayacağını açıkladı.

Açıklama vatandaşı mutlu etti. Ancak şu sorununun sorulmasına da yol açtı:

Bu sene vatandaş refaha eremeyecek mi?

Hadi yılın soruna gelmek üzere olunduğunu da göz önüne alalım önümüzdeki yıl demek ki refaha ereceğiz.

Bir emekli olarak refaha erebilmem için aldığın maaşın daha da yükselmesi gerektiğini düşünüyorum. Asgari ücretle çalışanların hayat standartlarını yükseltmek için e maaşlara zam yapılması gerektiği görüşündeyim.

Diyelim ki maaşlar yükseltildi, piyasalar nasıl denetlenecek ürünlere zam yapılmayacak mı?

Maaşa yüzde on oranında zam gelirse ve de piyasadaki zam yüzde yirmiyi aşarsa ekonomik refaha nasıl erişilmiş olacak?

Türkiye’de insanların refaha ulaşmaları için öncelikle dışa bağımlılıktan kurtulmak gerekir.

Hükümetin uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle vatandaş içinde bulunduğumuz duruma düşmedi mi? Vatandaştan beklenen kemer sıkma işi Saray’ı ilgilendirmiyor mu? Saray’ın bütçesi sürekli artırılacak, masraflar kısılmayacak, Müdüran takımının altına son model araçlar verilecek, önüne gelen Saray’a danışman olarak atanacak, vatandaştan kemer sıkması istenecek.

Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki Suriyeliler suçlara bulaşacak, ırza geçme, cinayet ve kırsızlık suçlarını işleyecek ancak bunlar ne hikmetse sınır dışı edilmeyecek, neden?

Türkiye’de ikilik yaratılmadı mı Suriyeliler gelince? Türk vatandaşı emekli ise aldığı asgari ücret ile Suriyelilerin aldıkları maaşlar ve ek gider kartları Türk vatandaşının refahını engellemiyor mu?

Madem vatandaşın refaha ermesi isteniyor, öncelikle Saray’ın birden faza olan uçaklar, helikopterleri ve makam araçlarının fazlaları satılmalı.

Danışman sayısı azaltılmalı, kendilerine sanatçı denilen bazı yalakalara maaş verilmemeli.

Bırakın, reklâmlardan aldıkları paralarla geçinsinler, bu millet bir de onlara maaş veremez. Maaş dedim de, Sarayda kaç tane başkan yardımcısı ve danışmanı var, bunlar kimler ve kimlerin yakınları.

Bir liderin bu kadar danışmasın olması doğru mu acaba?

Lider eğer her konuda danışmanlarına danışıyorsa, kendisinin bilgisinden şüphe etmek gerekmez mi?

Durum ortada işte, Başkanlık sistemine geçildikten sonra Türkiye’yi danışmanlar idare ediyorlar.

Peki, o kadar milletvekili neden maaş alıyorlar?

Madem yönetim saraydan yapılacak, Türkiye böyle yönetilecekse Meclis’in kapanması gerekmiyor mu?

Bir de o kadar milletvekiline ve danışmanlarına bu milletin maaş ödemeye takati kalmadı.

Unutulmamalı ki, köşeye sıkışan kedi bile karşısındakini tırmalar…

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bir tartışmada mutlaka son sözü söylemek istiyorsanız, "kanımca siz haklısınız" demeye çalışınız.