Pazarlar ve Ovalar
Yazarlar // 02 Kasım 2019 Cumartesi 21:37

İsmail BAŞARAN

Samsun’da Terme ve Çarşamba ovalarında ekilen sebze ve meyveler ile bazı bakliyatlar büyük tehlike altında. Çeşitli enerji santrallerinin yapılması ve çalışması ihtimali büyük… Vatandaş karşı geliyor da kurumlar zararın olmayacağını iddia ediyor.

Samsun’un büyük ölçüde bu ovalardan yetişen çeşitli gıda maddeleri besliyor. Geçtiğimiz hafta pazarda biraz dolaştım insanlar bakıyorlar, alanlar ise çok az. Bu santrallerin yapılması durumunda her ne kadar çevreye zarar vermeyeceği iddiaları yayılmak istense bile zarar kaçınılmaz.

Zararın olması durumunda iki tarafında ovalar bulunan Samsun’da da kesinlikle ithal ürünler, sebzeler ve çeşitli gıda ürünlerinin satışlarının artması kaçınılmaz.

Samsun’da bugün pazarlar kuruluyor, gidin bakın geçen hattaki fiyatlarla bu haftaki fiyatlar arasındaki farkı görün, çünkü fiyatlar her hafta artıyor.

Böylece de vatandaşın alım gücü günden güne azalıyor. Artık insanlar et ve balıktan sonra, sebze alımlarını bile önce iki kilodan bir kiloya ardından da bir kiloya düşürmüş durumda. Yakında sebze ve meyveleri tane işi alırsak şaşırmasın kimse.

Bu durumun başımıza neden geldiğini düşünelim. Üretim toplumu olmak yerine tüketim toplumu olmuşuz. Hadi otomobil bazı işleri yapamıyoruz dışa bağımlı kalıyoruz, hiç olmazsa üretimimizi ve besiciliğimizi artıralım, bunlarda dışa bağımlı kalmayalım.

Kalmayalım da, Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Samsun İli, Çarşamba İlçesi, Eğercili Mahallesi sınırları içerisinde yapılması planlanan “Biokütle Enerji Santrali” projesi için 19.07.2019 tarihinde, Çınarlık Mahallesi sınırları içerisinde yapılması planlanan “Tehlikesiz Atık Geri Kazanımı ile Mangal ve Nargile Kömürü Üretim Tesisi” projesi için ise 05/09/2019 tarihinde “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilmesinin nedenlerini ve bu kararın verilmesinde el altından çalışanları araştırmak gerekmiyor mu?

Bölge halkı bu işler nedeniyle derinden yaralanmış. Ben bunun da en kısa zamanda geçeceğine inanıyorum. Çünkü bugün yaralananların yaralarına iktidarın başındakiler bir merhem sürebilir. Sürülecek bu merhemin yaralı iyileştireceğine inananlardan değilim, sadece bir süre uyuşturabilir ve yarayı unutturabilir. Pazara gelen zamları görünce de vatandan yaranın yeniden sızladığını anlar da iş işten geçmiş olur.

Bunun hesabı, biat kültürüyle hareket etmek yerine midenin boşluğu ve doluluğunu düşünüp belki de önümüze gelecek bir erken seçimde sandığa atılacak oylarla sorulabilir.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur. Whoopi Goldberg