Parça Parça Satılıyoruz
Yazarlar // 30 Haziran 2018 Cumartesi 06:29

İsmail BAŞARAN

Yarın bir bayramımızın yıldönümü. Bu bayramımızın adı kabotaj’dır.  Her yıl 1 Temmuz'da kutlanan bir bayram bu. Kabotaj bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkıdır. Türkiye'de, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Temmuz (1926) günü Kabotaj bayramı olarak kutlanmaktadır.

Kabotaj, bir devletin, kendi limanları arasında deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalık anlamı taşır.

Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, milli ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna gitmişlerdir. Bazı uluslararası sözleşmelerde de kabotaj yasağı koyma yetkisine ilişkin hükümler yer alır.

Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı, Lozan Barış Antlaşması’yla 1923 yılında kaldırılmıştır. 20 Nisan 1926 tarihinde de kabul edilmiştir. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926′da yürürlüğe girdiğinden her yıl aynı gün bayram olarak kutlanmaktadır.

Bu yasaya göre, akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularda ve kara sular içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verilmiştir.

Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edilmiştir.

Yarın da kutlanacak bu bayram. Sahil kasabalarında yüzme yarışları yapılacak, direkten bayrak kapma yarışları düzenlenecek, değişik etkinlikler yapılacak.

Kimse de neyi kutlayacağının farkında olmayacak, milletimizin çoğu yarışlara yoğunlaştırılacak.

Ancak limanlarımızın işletmesinin kimlerde olduğu hatırlanmayacak belki de.

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de balıkçılığın ve denizciliğin hangi ölçüde desteklendiği konuşulmayacak.

Samsun’da bu konuda yaşanan bir gerçek var. Gözden kaçan veya kaçması istenen bir gerçek bu… Limanlar özelleşti ya tamil tahliye ücretlerinin artmasından yakınan şirketler gemilerini limanın dışında günlerce tutuyorlar.

Çünkü liman ücretlerinin fazla olmasından yakınıyorlar. Önceki gün sayım, limanın dışında tam yedi gemi yüklerini indirebilmek için sıra bekliyorlardı.

En azından yiyecek ve içeceklerini Samsun’dan alıyorlar, bu da bir ticarettir, ekonomimizi canlandırıyoruz ya.

Limanlardan önce, ırmaklarımız satıldı, derelerimiz satıldı üzerlerine elektrik santlarleri kuruldu. Sonrasında şeker fabrikaları satıldı.

Ne hikmetse devletin küçülmesi isteniyor sanırım. İsteniyor da küçük devletin kolayca parçalanabileceğini kimse aklına bile getirmiyor.

Belki de istenen sonuca bu yolla gidileceği düşünülüyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin, basit bir kimseyi dost edinmek isterseniz övün. Nelson