Para Kalmayınca Vurun Milletin Sırtına
Yazarlar // 16 Ekim 2018 Salı 09:50

İsmail BAŞARAN

Alın size can sıkıcı bir haber daha.

Trafik cezalarına büyük zam geliyor. Bu konudaki teklif  komisyonun ardından Genel Kurul gündemine gelecek. Teklife göre, çakar lamba, siren ve benzeri ışıklı veya sesli cihazların mevzuatta belirlenenlerin dışında kullanımına yasak getirilecek ve yasağa uymayanlara 1,002 TL ceza kesilecek.

Bu konuyu Meclise taşıyanlar ya sayı saymasını ve rakamların neler olduğunu bilmiyorlar, ya da Vatandaşla dalga geçiyorlar.

Muayenesiz araçların trafikte kullanımını engellemek amacıyla 108 lira olan ceza 235 liraya çıkarılıyor. Verilen süre sonunda muayenesini yaptırmayanlar ile emniyetsiz raporu verilen araçlarla trafiğe çıkanlara uygulanacak ceza 488 TL olacak.

Gıdadaki, doğal gazdaki ve çeşitli ürünlerdeki zamlar yetmemiş olacak ki sıra trafik cezalarına gelmiş olmalı. Yani kısaca AK Parti iktidarının mantığı sadece “Vur abalıya” mantığından ileri geçmiyor. Bütçede para kalmayınca, bugün İş Bankasına göz koyanlar yarın vatandaşın elinde avucundakilere de el koyarsa şaşmayacağım.

Hep vatandaş ateşe atılıyor da Saray'ın bütçesinden neden kısıtlama yapılmıyor.

Başkanlık sistemi yakında padişahlığa dönerse kimse şaşırmasın.

Başkanın eşi danışman, kızları danışman, damadı bakan oh ne ala memleket.

Yiyin efendiler yiyin, yiyin de bu harmanın sonu gelince yarın millete nasıl hesap verilecek.

Cezaları artırana kadar fuzuli harcamaların önüne geçilse ya... Madem Türkiye ekonomik olarak darboğazda milletvekili maaşlarının indirilmesiyle başlansa işe ne güzel olur.

Öğretmene verilmeyen maaşın imamlara verilmesinden vazgeçilse hiç olmazsa öğretmen maaşına kadar indirilse olmaz mı?

Vatandaş kemerleri sıkacak, millete parayla din satanların maaşları yükselecek.

Sözün özü “ben eşek olduktan sonra sırtıma semer vuracak” olanların sayısı her geçen gün artıyor.

Ya dünyanın döndüğü gibi bir döngü başlarsa, yani kısaca sırtına semer vurulanlar da kendilerinin sırtına semer vuranlara semer vurmaya başlarsa ne olacak?

Siz seyredin o zaman anırmayı…                

ÇOCUĞUNUZA ZAMAN AYIRIN

Adamın biri işten yorgun argın evine gelmiştir.7 yaşındaki çocuğu babasını evin içinde karşılar ve “baba sen 1 saatte kaç para kazanıyorsun” diye sorar. Babası çok yorgun olduğu için “bu seni ilgilendirmez” der. Ama çocuk ısrarla “lütfen babacığım bilmek istiyorum” der. Babası en sonunda “1 saatte 20 dolar kazanıyorum” diye cevap verir.

Çocuk bunun üzerine “peki bana şimdi 10 dolar verir misin” diye sorar. Babası biraz sinirlenir ve “oğlum işin gücün yok mu derhal odana” diye çıkışır.

Çocuk masum bir şekilde odasına girer.

Babası yemeğini yiyip biraz dinlendikten sonra çocuğun odasına giderek “biraz önce sana bağırdığım için özür dilerim belki paraya ihtiyacın vardır” der ve 10 dolar verir.

Çocuk 10 doları alır ve yastığının altındaki paraları da çıkarır.

Babası bunu görünce “paran olduğu halde benden para istemeye utanmıyor musun” diye kızar.

Çocuk sakin şöyle konuşur:

Babacığım sen 1 saatte 20 dolar kazanıyorsun, al bak burada 20 dolar var. Biraz eksik olduğu için senden 10 dolar istedim. Şimdi 20 doları tamamladım. Bu senin 1 saatlik kazancın. Şimdi bu paraları alıp bana bir saatini ayırır mısın?

Bu küçük hikayeyi okuduktan sonra, sorunun cevabını verin bakalım:

“Siz çocuğunuza ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz?”

GÜNÜN SÖZÜ

Kalbinde yeşil bir dal bulundurursan şakıyan kuşlar gelir.