Özür grubu ve öğretmenler
Yazarlar // 25 Eylül 2012 Salı 23:15

Hasan GÜNEŞ

Eş Durumu Nedeniyle Atama Bekleyen Öğretmenler: AKP iktidarının ulusal değerleri, koruyacağına dair beyanatları bulunmaktadır. Ancak, MEB özür grubunda, atama bekleyen evli öğretmenlerin, bir arada yaşamalarına olanak tanımamaktadır. Bu durum,  ailelerin parçalanmasına yol açmaktadır. AKP hükümetinin beyan ettiği, ulusal değerlerden ailenin birlikteliğinin korunması,  ilkesine ters düşmektedir. 

         Özür grubunda, atama bekleyen öğretmenlerimizin, benzer yaş ortalamasına, sahip oldukları anlaşılmaktadır. İnsanoğlunun belirli dönemleri, sağlıklı bir şekilde, atlatmaları gerekmektedir. Başka bir deyişle, belirli ödevleri yerine getirmek durumundadır. Özür grubunda, atama bekleyen öğretmen, açısından düşünüldüğünde, bu ödevler şunlardır:

       -Çocuk sahibi olmak,

       -bir çocuğu yetiştirme ve

       - evlilik sorumluluğunu üstlenmedir.

       Uyumlu ya da mutlu nitelediğimiz evlilik, sağlıklı bir toplum için önem taşımaktadır. Böyle bir evlilik, olumlu, dinamik ve büyüyen ilişkiler bütünlüğü, halinde olmalıdır. Yine, başarılı evlilik, uyuşma, verip alma ve paylaşma demektir.

        Diğer taraftan, evlilik ilişkilerinin daha başından itibaren düzene sokmak, bazı tehlikeleri tamamen ortadan kardırmasa bile, en düşük düzeye indirebilir, demektir. Bunun için, yapılacak ilk iş, eşler arasında iletişim kanallarının açık olmasıdır.

       Bütün bu anlatılanlarla birlikte, hükümetin bir seferliğine, eş durumu mağduriyetini gidereceğini, internet sitelerinden öğreniyoruz. Ancak, bu yıl ve bir seferliğine, atamalar yapılacak denilmektedir.Bu şu anlama gelmektedir:gelecek yıllarda eş durumu mağduriyetine ilişkin  sorunlar devam edecektir. Yani, gelecek eğitim-öğretim yılları, yeni sorunlara gebe. Yine, AKP’nin ailenin birlikteliğini koruma sözüne ilişkin beyanları sözde kalacak gibi görünüyor.Çünkü yukarda belirtildiği gibi, Bir seferliğine atama yapılacak denmektedir.  

       AKP iktidarının, özür grubundaki ailelerin parçalanmışlığına ilişkin anlayışı, gelecek yıllarda devam edecek olursa,  eşlerinden ayrı kalacakları için bu öğretmenlerimizin, sağlıklı bir evlilik geçirmeleri mümkün görülmemektedir. Böyle bir durumun, topluma olumsuz yansıması kaçınılmazdır. O nedenle eş durumu tayinleri, sadece bir kez değil, sürekli göz önünde bulundurulması gereken ve iktidarlarca sürekli gündemde tutulması gereken bir konu olmalıdır. 

       Lisans Üstü Sınavı Kazanan Ve Ataması Yapılamayan Öğretmenler: Öğretmenlerin, işlerinden doyum sağlaması, birtakım gereksinmelerinin karşılanmasına bağlıdır. Her iş gören için olduğu gibi, öğretmenlerin de ekonomik gereksinmelerinin dışında gereksinmeleri vardır. Bu gereksinmelerden en önemlisi, kendini gerçekleştirmedir. Son yıllarda, fizyolojik olsun psikolojik olsun, bütün gereksinmelerin en önemlisinin ve bütün güdülerin kaynağının özgerçekleşim olduğunda, birçok psikolog birleşmektedir. Ancak, öğretmenlerin lisansüstü eğitimleri için özür grubuna dâhil edilme istekleri, MEB’ lığınca göz ardı edilerek, onların kendilerini geliştirme ve dolayısıyla kendini gerçekleştirme güdülerini yerine getirmeleri, büyük ölçüde engellenmiştir.

     Öğretmenlerimizin, etkin ve etkili olmaları, bekleniyorsa, lisansüstü eğitimlerine devam etme hakkının tanınması gerekir. Aksi halde, yaptıkları işin doyum kaynağı olması mümkün değildir.

     Lisansüstü eğitimi, almak isteyen öğretmenlerin, kendini geliştirme ve dolayısıyla kendini gerçekleştirmelerine, bakanlıkça tanınacak hakkın, öğretme- öğrenme etkinliğinin yerine getirilmesinde etkin rol oynaması kaçınılmazdır.