Halka Hizmet Neyle Yapılır?
Yazarlar // 24 Ekim 2017 Salı 07:21

İsmail BAŞARAN

Devletin topladığı vergi dağılımını tartışılıyordu...
Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Türk’tü...
Ortaya bir fikir atıldı, halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak?

Amerikan vatandaşı söz aldı.
Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...

Avrupalı söz alır:
Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine
düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...

Sıra Türk’e gelir ve başlar anlatmaya:
Siz sizde yapılanları çok iyi anlattınız, şimdi sıra bizde nasıl yapıldığına geldi.
Keşke biz de sizin çalışkanlıklarınızı ve adaletinizi alabilsek sizden. İnanın bizim öyle bir uygulamamız yok. Bizde daha kısa oluyor bu iş. Bir kere öyle yere çizgi çizmeyiz. Bizde hükümet halktan toplar vergileri, atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar...
Havaya kalanlar ise halka hizmet olarak geri döner.

Halka hizmet demek ki toplanan vergilerin adil paylaşımı ile yapılabilir.
Türkiye Cumhuriyeti’nde vergi daireleri var. Kurallar var, kanunlar var.
Vergiler toplanıyor. Hangi şartlarda vatandaşlar o vergileri verebiliyorlar sadece kendileri biliyorlar.
Devlet, o işten anlamaz.
Sadece vergi toplar, sonra da büyük bölümüyle saraylar yapılır, gemicikler alınır, kışlıklar, yazlıklar yapılır (Bunlar hep saraydır), Makam araçları alınır. Bunlar yapılırken çalışanlar işten çıkarılır, haklarını aramak için yollara düşenin önü kesilir ve yürüyemezsin denilir.

Sadece Büyük Büyüklerimiz için yapılmaz saraylar. Belediyelerimiz de halktan topladığı ve halka hizmet olarak döndürmeleri gereken vergilerle Belediye Sarayları yaparlar.

Ah bizden alınan vergiler, o adaletini beğenmediğimiz ülkelerdeki gibi eşit dağıtılsa Türkiye’de de.


İŞTE BENİM CUMHURBAŞKANIM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da düzenlenen Gençlik Şurasında konuştu:

Bu vatan topraklarımızı kimsenin bölmeye gücü yetmez ve yetmeyecektir. Bölmeye çalışanların üzerine hep beraber bizler de Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de, Bestler-Dereler’de, Kandil’de F-16 olur oraya doğru gideriz. Nerede nasıl bir çalkalanma var, nerede bize yönelik bir taciz varsa bir gece ansızın vurabiliriz.

Acaba birileri izin verir mi? Artık yok geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanlar bizimle beraber hukukumuza saygı duydukları sürece biz de onlara saygı duyarız. Aksi takdirde kusura bakmasınlar…

Evet, işte benim Cumhurbaşkanım bu.
Ben bu cümleyi daha önce de duymuştum.
O zaman Başbakan Bülent Ecevit idi…
Başbakan Yardımcısı ise Necmettin Erbakan…
Kısacası denilmiş ve denilen yapılmıştı.
Şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; dediğini yapacaktır sanırım.
Hazırlanın, bir gece ansınız gidebiliriz de, dönebilir miyiz bilemem…


GÜNÜN SÖZÜ


Eğitimin amacı, kafayı bir rezervuara çevirmek değil, onu canlı bir çeşme haline sokmak olmalıdır. Yalnız içeriye pompalanmakla dolan bir kafa, dışarıya pompalamakla derhal boşalabilir. (M. Mason)