Engelliler ve Otobüsler
Yazarlar // 23 Mayıs 2019 Perşembe 00:04

İsmail BAŞARAN

Samsun, Büyükşehir Belediyesi’nin ve de Özel Halk Otobüslerinin çalıştığı kocaman bir il. Bu otobüslerle işe gidenler, işten dönenler, öğrenciler, yaşlılar yani toplumun her kesiminden insanlar otobüslerden yararlanıyorlar.

Toplumun bir kesimi hariç, onlar da engelliler. Çünkü otobüslerin çoğunda bir engellinin arabasıyla binip ineceği rampalar yok. Otobüslerde olmamasının dışında duraklarda da böyle bir rampa bulunmuyor.

Oysa insanlara engellerinden dolayı paye vermemek gerekiyor. Ben ne engelliler gördüm kafaları zehir gibi çalışıyor, ne engelsizler gördüm düşünmeden sadece söylenenlere inanıyor.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir çok deneyimli bir siyasetçidir. Ancak galiba henüz bu sorunu çözmeye fırsat bulamamış, en kısa zamanda soruna çözüm bulacağından da eminim. Çok basit duraklara sadece bir engelli kapması yapmak yeterli olacaktır.

Hafif Raylı sistemde bu konu çözüme bağlanmış, yakın zamanda otobüslerde de çözüme kavuşmasını bekliyor engelli vatandaşlar. Çünkü onlar da bu kentte yaşıyor, bazıları üreterek katma değer oluşturuyor.

 

EKONOMİNİN DÜZELMESİ NEYE BAĞLI

Padişahlık dönemidir. Hırslı bir sultan, sağdan sola, komşu devletlere savaş açıp dururmuş. Bir gün padişahın adamları, bizim Yörük'ün çadırına gelip:"Sultanımız Avusturya' ya savaş açtı. Büyük oğlanı askere alacağız" derler. Yörük: "Allah padişahımıza zeval vermesin, alın götürün" der. Oğlu da şehit olur...

Ertesi yıl yine gelirler: " Padişahımız İran' a savaş açtı diğer oğlanı ver” derler. Yörük: "Padişahımıza kurban olsun oğlan, alın götürün" der yine. Maalesef bu oğlu da şehit düşer.

Padişahın adamları tekrar gelmezler mi bizim Yörüğün yanına. Bu kez Rusya' ya savaş ilan etmiş padişah. Bizim Yörüğün de; körpe, tıfıl yeni yetme tek oğlu kalmıştır elinde. Diğerleri kızdır.

"Oğlunu almaya geldik.." der demez, Yörük: "Söyleyin o deli padişahınıza, benim şeyime güvenerek sağa sola savaş açmasın.."

Aynen bunun gibi işte. Türkiye’de de esnaf yine vatandaşın şeyine kalmış durumda.

Bunu ben söylemiyorum sakın yanlış anlaşılmasın esnaf düğün sezonundan umutluymuş. Bunu da Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken söylemiş. Palandöken geçen yıl 553 bin çiftin dünya evine girdiğini, bu yıl da yaklaşık 550 bin çiftin yuva kurmak için düğün alışverişi yapmasının beklendiğini belirtmiş. Sonra da "Bir evin kurulması için salon takımından mutfak masasına, yatak odasından oturma odasına kadar yapılan tüm alışverişler ve düğün masrafları piyasayı canlandıracak. Ramazanda durgun geçen piyasalar, bu yaz düğün sezonundan ümitli" demiş.

Yani yörüğün gücüne kuvvetine kalmış ekonominin düzelmesi. Tamam, da yörüğün nasıl geçindiğini soran var mı?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren, iç cephenin düşmesidir. (Mustafa Kemal Atatürk)