Doğu Akdeniz Havzası Yöneticilerinin Vebali
Yazarlar // 21 Ocak 2016 Perşembe 00:00

Rüştü BOZKURT

Batı'da gazeteler Yunanistan'daki Pire Limanı'yla ilgili gelişmelerle yakından ilgileniyor. China Cosco Holding Co., APM Terminals, Danimarka'daki Maersk A/S ve Filipinler kökenli  International Container Terminal Servivices Inc. gibi büyük denizcilik örgütlerinin Pire Limanı'na ilgisi gazeteler açısından konuyu ilginç hale getiriyor. Ayrıca, Pire Limanı'nın uzun dönemde Çin'in önderlik ettiği “One Belt, One Road-OBOR” projesinin potansiyelleri nedeniyle siyasi ilgiyi de kendine çekiyor.

Nicola Casarini ve Dr. Tim Summers'ın “Çin'in Batı'ya Doğru Akını: Tek Kuşak, Tek Yol  Tam Olarak Nedir?” başlıklı makalelerini Turquie Diplomatique dilimize aktardı. İki yazar ortak yazılarında diyorlar ki: “Bu proje, Avrupa' nın en büyük konteyner limanlarından biri olan ve Çin'in denizcilik devi Cosco'nun 35 yıllık imtiyazının bulunduğu Yunanistan'ın Pire Limanı'nı, Orta ve Doğu Avrupa'daki en az altı ile sekiz ülke ile bağlantılandırılacak bir kara-deniz ekspres güzergâhıdır. Böylelikle Pire Limanı, Avrupa ve Çin ticareti için bir merkez haline gelecektir. 2,5 milyar dolarlık proje, Çin'in İthalat-İhracat Bankası'ndan gelen düşük faizli kredilerle finanse ediliyor ve Çin devletine ait olan Çin Demiryolu İnşaat Şirketi tarafından inşa edilecek. Bu doğrultudaki çalışmaların 2015 yılı sonu itibariyle başlaması öngörülüyor. Haziran ayında ise Macaristan ve Çin ile 'Kuşak ve Yol' girişimini ülkenin    'doğuya açılım' ve 'güneye açılım' girişimleriyle entegre etmeye dönük bir mutabakat zaptı imzalayan bir AB üyesi oldu. Polonya' da OBOR projesi için kilit bir ülke olarak kabul ediliyor.”

Makaleden yaptığımız alıntının bir cümlesi çok önemli: “Pire Limanı, Avrupa ve Çin ticareti için bir merkez haline gelecek.”

Doğu Akdeniz Havzası

Bir ülkenin üretim çevrimini tamamlaması ve refahını sürdürebilmesinin temel kurallarından biri de “köprü ülke değil, merkez ülke” olabilmesidir. Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle köprü ülke olmasıyla övünmelere oldum olası bir anlam verememişimdir.

Ülkenin coğrafi konumu, coğrafi derinliği ve coğrafi potansiyellerini zenginliğe dönüştürmenin temelinde altyapıları tamamlayarak yeterli fiziki sermaye stoku oluşturma vardır. Hemen kendimize sormalıyız: Pire Limanı'na alternatif limanımız var mı? Çandarlı'nın durumu ülkemizin “merkez” olmasında  katkı yapabilir mi? Mersin Limanı'nın olanak ve kısıtları nelerdir? Filyos projesi ne zaman sözden gerçeğe dönüşecek? Bu konuları çok yazıyorum ama yetkililer sessiz kalarak soru soranları yıldırmak istiyor olmalılar k, kayadan ses geliyor da onların sesi çıkmıyor.

Bu yazıda asıl konumuz Doğu Akdeniz Havzası'nın durumu. Havzayı bir bütün içinde planlamak gerektiğini bu sütunlarda kaç kez yazdım bilemiyorum. Urfa' dan Mersin'e  Torosların güneyinde önemli üretim altyapısı oluştu. Fiziki sermaye stoku oluşumunda da mesafe alındı: Havzanın otoyolları tamamlanmak üzere. Hassa tüneliyle yeni ulaşım kolaylıkları sağlanacak. Bölünmüş yollar havzanın her yerine ulaşıyor; nicelikleri kadar nitelikleri artırılıyor. Havayolu ulaşım altyapısı hızla tamamlandı, nitelik geliştirme yatırımları sürüyor. Mersin Limanı'nı, İskenderun,Yumurtalık liman alternatiflerini tartışmadan, gelişmeleri yakından izlemeden, üretimin yurtiçi ve yurtdışı bağlamlarını sürekli sorgulamadan havzayı istediğimiz düzeyde bir “merkez” haline getirebilmemiz mümkün olmaz. Havzada “İhtisas organize sanayi bölgeleri” fiziki sermaye stokuna katmamız gereken önemli yatırım alanlarından bir diğeri.

Organize Sanayi Bölgeleri'nde “Karma bölge ezberini bozamadığımızı” düşünüyorum. Yeni yılı vesile ederek, Doğu Akdeniz Havzası'nda sorumlu örgütlerin altyapı yatırımlarını tartışmaya açması gerek: Karma organize sanayi bölgelerinde üretim kalitesini artırıcı önlemlere ihtiyaç var. İhtisas organize sanayi bölgelerinde üretim anlarının seçilmesi ve kümelendirilmesi rekabet gücü yaratmanın gereği. Havzanın imar planlarının yapılması ve ödünsüz denetimi hayati önemde sorunlardan sadece biri.

Yerel örgütlerin gündemi

Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Adana ve Mersin'de  atanmış ve seçilmiş yerel yöneticiler, sanayi ve ticaret odaları ve diğer sivil insiyatiflerin 2016 yılı gündemi, önceki yıllardan farklı olmalı: Havza ile ilgili net bilgi sahibi olmalıyız ki etkin koordinasyon yapabilelim, öncelikleri belirlenmiş sorunlara odaklanarak sonuç alabilelim.

Pire Limanı'nın “merkez olma iddiası” gibi, Doğu Akdeniz Havzamamız da kendi kapsama alanında “cazibe merkezi” olmasını destekleyecek temel altyapıları, özellikle ulaşım ve iletişim sistemlerini tartışmalıyız. Medya gündeminde yer almayı sağlayan, bölgedeki uzun dönemli geleceği çok fazla da etkilemeyen konuları gündemde tutarsak özlediğimiz sonuçlara  ulaşamayız.

Ölçü çok net: Doğu Akdeniz Havzası'nın potansiyellerine uygun bir “merkez” haline  getirmek için ne yapıldığını herkes kendine sormalı.Yeni bir yaklaşım olarak Doğu Akdeniz Havzası bütününde yapılabileceklerin netleştirilmesi, yöneticilerin  ortak vebali: OBOR projesinde nasıl konumlanabileceğimizi düşünmeden merkez olamayız. Yetmez BALO Projesi'ni sıkı bir biçimde takip delim ki iç dinamiklerimizle dış dinamikleri bütünleştirerek gelecek inşa etmeye katkımız olsun.

Doğu Akdeniz Havzası oda başkanlarımızın, borsa başkanlarımızın, valilerimizin ve belediye başkanlarımızın "yerel kalkınmaya” sahip çıkmaları önemli. Sahip çıkmazsak vebal altında kalırız...