Bu milletin milliyetçiliği
Yazarlar // 18 Mart 2013 Pazartesi 06:29

Suat BAŞARAN

Sadece bizim başımıza gelen bir hâl değil bu…
Tarih boyunca bütün idealistler, içinden çıktıkları toplumun nankörlükleri(!) karşısında hayal kırıklığına uğramışlardır…

 *****

 Bana göre temel yanılgı, 'milliyet'in aslında bir 'kurgu' olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesidir…
Yani aslında ülkede yaşayan insanların değerleri üzerinden 'milliyetçilik' yapılmadığı gerçeğini ıskalanmasıdır…
Bunun sonucunda halktan arzulanan tepki gelmeyince “Bu milletin mi milliyetçiliğini yapacağız?” şeklinde gereksiz alıganlıklara düşülüyor…
“Biz bu milletin mi milliyetçiliğini yapacağız?
Kadın satıcılarının, hırsızların, namussuzların, şerefsizlerin de içinde bulunduğu bu milletin milliyetçiliğini mi?"
Evet!.. Tabii ki bu milletin milliyetçiliği yapılacak…

 *****

 'Milletin değerleri' denilen aslında ‘var sayılan’ değerlerdir…
Tarihî dayanakları olsa da, sonuçta kurgudur bunlar…
Doğruluk, çalışkanlık, küçüğe sevgi, büyüğe saygı ve milletin varlığını kendi varlığında aziz bilmek; olması istenilendir - her zaman- olan değil…

 *****

Onun için bir milliyetçi, 'milletinin tercihlerinden dolayı' kendi dünya görüşünden şüpheye düşmez…
Bununla birlikte, kendisinin yanında yer almadığı ve farklı tercihlerde bulunduğu için de milletini hor görmez ve aşağılamaz…

 *****

Milliyetçiler,  sözü edilen değerlerin 'milletin cevheri'nde olduğunu var sayar ve bu varsayıma da iman eder…
Vazifeleri, bu değerleri gün ışığına çıkarmaktır…
Bunu yaparken de, halkını hor görmeyen, onlara hakaret etmeyen ve tercihleri sebebiyle onları aşağılamayan bir üslup geliştirir…

 *****

 Bir kılıç ustasının paslı demirde gördüğünü, milletinin en zelil ferdinde görebilen insandır milliyetçi…
Nasıl ki o usta, paslı demir yığınları içindeki cevheri görüp, onları ışıldayan kılıçlar haline getirebiliyorsa , milliyetçi de milletindeki 'cevher-i aslî'ye aynı gözle bakar…
Onu ortaya çıkarıp işleyemiyorsa, suçu milletinde değil, kendinde aramalıdır…
Sonuç alamadığında veya beklediği sonuç geciktiğinde milletin cevherinden değil, kendi ustalığından şüpheye düşmelidir…
Şüpheye düşmelidir çünkü, o cevherin yok olduğunu kabul etmek, milliyeti; dolayısıyla milliyetçiliği reddetmekle eş anlamlıdır …