Bozkurt İşaretine Farklı Bir Okuma…
Yazarlar // 14 Mart 2018 Çarşamba 20:56

Suat BAŞARAN

Önce bir noktanın altını çizelim:
Bozkurt işaretiyle Sayın Cumhurbaşkanının fikri dünyası arasında bir irtibat kurmuyoruz... Yani onun o işarete bizimle aynı anlamı yüklediği iddiasında değiliz... Bizim üzerinde durduğumuz, onu söz konusu işareti yapma zorunda bırakan siyasi gerçeklerdir... Buradan hareketle, nasıl sonuçlar doğuracağı ve ülkücü hareket olarak bu durumdan nasıl etkileneceğimize kafa yoruyoruz...

*****

Evet!.. Nedir Sayın Erdoğan’ı bozkurt işareti yapmaya zorlayan siyasi gerçekler?
Sadece MHP tabanıyla buzları eritme taktiği mi?
Bence değil…
Tayyip Bey Devlet Bey’in ülkücüler üzerindeki etkisizliğinin farkında... Ülkücülerle bizzat iletişim kurmanın alt yapısını hazırlıyor...
Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Devlet Bey’in MHP seçmenine hakim olamadığını açıkça gördü... Bu sefer de aynı olacağını biliyor... Sonuçta sürekli anket yaptıran bir siyasetçi var karşımızda... İşte bu sebeple ülkücülerle MHP’den bağımsız olarak ilişki kurmaya çalışacaktır...
Kimi arkadaşların bozkurt işaretine tepki göstermesi belki de bunu hissetmelerinden kaynaklanıyor... İktidarın sahip olduğu akıl almaz kaynak ve imkânlarla muazzam bir kitleyi yozlaştırabileceği açıktır ve arkadaşlar endişelerinde haklıdır...
“Tayyipçi Ülkücüler” gibi bir garabetle karşılaşabiliriz...
Esasen, yılların Devlet Bahçeli muhaliflerinin son yıllarda ona aşırı muhabbet beslemeleri, Tayyip Bey’e gönlünü kaptırmış ülkücülerin varlığının en somut delilleridir...
Yıllar yılı utana sıkıla dillendirdiklerini şimdi MHP’li ve ülkücü olarak rahatlıkla ifade edebiliyorlar...
Bu sebeple arkadaşların endişelerine katılıyorum...
Hatta korkuyorum...
Hele mevcut MHP yönetimi ödümü kopartıyor...
Hareketi, davadan soyutlamadan rahat etmeyecek gibi davranıyorlar...

*****

Ancak, meselenin bir de Devlet Bey ve Tayyip Bey’i çok aşan sosyolojik tarafı var...
Nedir o?
Milliyetçilik yükseliyor ve yükselmeye devam edecek...
Tayyip Bey yükselen milliyetçiliği kullanayım derken, ona katkı sunmak zorunda kalacaktır...
İster isetmez yapacaktır bunu...
12 Eylül Paşalarının ve onu takip eden devletlilerin, İslâm’ı kullanmaya çalışmalarının sonuçları ortadadır...
Kısa vadede milliyetçilikten nemalanmaya çalışanlar da, hiç arzu etmedikleri bir gayeye hizmet etmiş olacaklardır...
Çünkü organizmaları milliyetçilikle beslenmeye müsait değildir...
İneğin et yemesi kadar, doğaya aykırıdır onların milliyetçi siyasete bürünmeleri…
Yani süreç sadece aleyhimizde işlemiyor...
Uzun vadede bizim için münbit bir zemine de imkân hazırlıyor…
Tabiki, onu değerlendirebilecek bir ülkücü lider çıkarsa…