Bir Referandum Böyle Geçti
Yazarlar // 18 Nisan 2017 Salı 07:26

İsmail BAŞARAN

Türkiye 16 Nisan 2017 tarihinde bir referanduma gitti ve Anayasa’sının bazı maddelerini onayladı.
Peki sonuçlar ne oldu?
İşte onu bilmiyorum.
Sadece bu referandumun sonuçlarının çok konuşulacağını tahmin ediyorum.
Tabi konuşabilecek bir yiğit çıkarsa.
Seçim sonuçları Yüksek Seçim Kurulunca açıklanır.
O da zaman alacak.
Ancak bu kurul seçimin yapıldığı gün tam da sandıklar kapanırken bir karar aldı. Kararda arkasında Yüksek Seçim Kurulu’nun damgası bulunmayan oy pusulalarının da geçerli sayılacağını duyurdu.
Oysaki yasalara göre arkasında bu damga bulunmayan oy pusulaları geçersiz sayılacaktı.
Ne oldu da ani bir kararla bu değişti.
Yasayı ani bir kararla değiştirme hakkını Yüksek Seçim Kurulu’na kim ve nasıl verdi?
Bunun gibi bir dolu olaylar geçtiği iddia ediliyor sandıklarda.
Doğrudur veya yanlıştır, bu durum, eğer Yüksek Seçim Kurulu oy pusulalarını incelerse ortaya çıkabilecek.
Çıkabilir de bu kurul bunu yapacak mı?
Şöyle bir karar alabilir örneğin.
Sonuçlar belli olmuştur, oyların sayılmasına gerek kalmamıştır.
O zaman bu Anayasa değişikliğinin istendiğine kim inanır?
Belli ki bu sonuçlar daha çok tartışılacak.
Eğer değişirse Anayasa, toplumun bir bölümünün Anayasa’sı olmayacak gibi geliyor bana.
Yasalar değişecek.
OHAL istenildiği zaman ilan edilebilecek.
Başkan, istediğini yapacak ve Meclis bu isteği görüşmeyecek.
Biri çıkıp, “Devletin çok masrafı oluyor, şu kadar işçi ve memur çıkarılacak diye bir kararname çıkarabilecek ve masrafları azaltabilecek mi?
İşin bir başka tarafı da bu Referandum eşit şartlarda yapıldı mı?
Bir bölüm Devletin bütün imkânlarından yararlandı, Yürürlükteki Anayasa’ya aykırı hareket edildiği için suç işlendi.
Peki, bu suçun herhangi bir cezası olacak mı?
Anayasa değişti ya.

Aklıma takıldı işte.
Bu referandumdan önce Anayasal suç işlemiş olanlar da affedilecekler mi?
Madem Anayasa değişti o suçlar da ortadan kalkmadı mı?
Yok değişmediyse seçim meydanlarında dolaşanlardan bazıları Anayasal suç işlemedi mi?
Başkanlık sistemi geldi, buna şimdi kim karar verecek?

GÜNÜN FIKRASI

İlköğretim Okulu öğrencisi Temel, babasının omzuna dokunur, sorar:

Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir", anlatmamız lazım. Nedir Politika?

Baba oğlunun yaşına uygun bir formül bulur:

Bak yavrum, şimdi şu kelimeleri iyice aklında tut... Ben ücretli çalışıyorum, buna KAPİTALİZM diyoruz. Parayı nasıl harcayacağımıza annen karar veriyor, ona HÜKÜMET de. Hepimiz aslında senin için çabalıyoruz, sen HALK'sın. Bebek kardeşine bakan dadın İŞÇİ SINIFI. Kardeşini de GELECEK diye düşün.

Şimdi bunları böyle ezberle, yarın kahvaltıda sana politikayı anlatırım.

Temel bunları ezberler, akşam olur, herkes yatar. Gece bizimki, kardeşi küçük bebeğin ağlamasıyla uyanır. Gider bebeğin odasına, bebek altını kirletmiş ağlamaktadır.

Annesinin odasına girer, annesi derin bir uyku çekmektedir, uyanmaz.

Dadının odasına gider, bir bakar ki, babası dadısıyla aynı yatakta, "Bebek ağlıyor"  demesine hiç aldırış eder bir halleri yok.

Bizimkisi gerisin geriye döner, yatar...

Ertesi sabah kahvaltıda babasına, "Baba ben politika neymiş anladım" der.

Babası "Neymiş söyle bakalım" diye sorunca anlatır:

"KAPİTALİZM, İŞÇİ SINIFINI beceriyor. Bu arada HÜKÜMET uyuyor. HALK kimsenin umurunda değil. Ve de GELECEK ise ..ok içinde...

 

GÜNÜN SÖZÜ

Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır. EFLATUN