Bana Ne Kaçaktan
Yazarlar // 25 Mayıs 2019 Cumartesi 10:31

İsmail BAŞARAN

Bir su tartışmasıdır gidiyor, tabi gelen zamlardan dolayı. Su fiyatları ve sayaç okuma bedeli bu nedenle artmış. Geçin bunları, yıllardır AK Parti iktidarı tarafından yönetilen Samsun Belediyesi’nin yaptığı borçların kapanması için vatandaşa gidiliyor demektir bu.

Fiyat artışlarının bir başka nedeni de 2019 yılı bütçesindeki maliyet artışı ve SASKİ'nin tamamlayacağı maliyeti 27 milyon 242 bin lira olan 15 adet projeymiş.

Ayrıca SASKİ'nin yüzde 39'luk bir kaçak sorunu varmış. Bunun parasal değeri yaklaşık 90 milyon liraya tekabül ediyormuş. Kayıp kaçakla mücadele edilmesi gerekiyormuş. Mücadeleyi vatandaş mı yapacak, yoksa belediye mi?

Kaçak su kullananlar varsa onları belirleyip parasını alsanıza, su kaçakçılarından alamadığınız parayı neden benim faturama yansıtıyorsunuz ki, bana günah değil mi? Madem kaçak su kullananların parasını bana yüklüyorsunuz, ben de bundan sonra kaçak su kullanayım benim su paramı da başkasına yükleyin olmaz mı?

Samsun Büyükşehir Belediyesini yönetenler, SASKİ’yi yönetenler böyle yapmakla biliniz ki kul hakkı yiyorsunuz, bunun ne kadar günah olduğunu da öğreniniz.

Üç gündür Samsun’da, Eski Sağlık Müdürlüğü yanındaki bir devlet kurumu binasının bodrumundan toplarca su sokağa akıyor, belediye görevlileri de bunu biliyor. Binanın altında biriken suyu tahliye edip duruyorlar da kaçağın nereden geldiğini bir türlü bulun yapamıyorlar.

Şimdi, bu kayıp suyun parası da benim faturama mı yansıyacak, sorunun cevabını bekliyorum, tabi verebilecek bir yiğit çıkarsa.

Sistem “Vur garibanın sırtına” şeklinde çalışıyor.

Vatandaşların bilgisine: Büyükşehir Belediyesi’nin su zamları da AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilmiş, haberiniz olsun.

Ek iktidardakiler, kendinizi Bolu beyi sanıyorsunuz da her an karşınıza bir Köroğlu çıkacağınızı unutuyorsunuz.

Köroğlu yerine İmamoğlu çıktı daha onunla baş edemiyorsunuz unutmayın bunu.

ZABITA NE İŞ YAPAR

Samsun’da hemen hemen her köşe başında, caddelerde dilenenlerle karşılaşmak mümkün...  Dilencilerin birçoğu da ülkelerinden kaçıp gelen yabancılar.

Türkiye’de yaşamaları için hem kendilerine yardım edeceksin hem de duygu sömürüsü yapıp çocuklarını kucaklarına alıp bir kenarda oturup dilenmelerine ses çıkarmayacaksın.

Artık vatandaşa gıda gelmiş durumda, bu dilenme olayı zaman zaman yoldan geçenleri taciz etme durumuna bile geliyor ki vatandaş artık şikâyet etmeye başladı.

Sokaklar dilencilerle doluyorsa, insanlar geçimlerini dilenmeye bağlamışsa demek ki Türkiye’de ekonomi iyi yönetilmiyor, işsizlik arttıkça geçim zorlaşıyor. Zabıta ne iş yapıyor, neden dilencileri toplamıyor?

GÜNÜN SÖZÜ

Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır. Bertolt Brecht