Bahane Üretmeyin
Yazarlar // 13 Mart 2018 Salı 12:51

İsmail BAŞARAN

Samsunspor Kayyum Başkanı Ahmet Güral Karayılmaz, 2-1 kaybedilen Gaziantepspor maçı sonrası, yapılan eleştirilere cevap verdi.  Gaziantep’e 3 puan için gittiklerini belirten Karayılmaz, “Saha zemini çok kötüydü. 25 derece sıcakta oynadık. Deniz kenarından çıkıp, 630 metre yükseklikte oynadık. Yenilgiye rağmen mücadeleden memnunuz” dedi.

Buraya kadar tamam da o sıcakta siz kendi başınıza mı oynadınız, karşınızda küme düşen bir takım yok muydu?

Bahane üreteceğinize kendi oyununuza ve karşılaşmaya nasıl hazırlandığınıza bakın önce. Samsunspor taraftarının da kafasını karıştırmayın.

Samsunspor tarafından hata yapılıp yapılmadığından sonra diğer hatalara gelelim. Bir iddiadır almış başını gidiyor, insanlar atlar üzerine, eşekler üzerine yarışlarda kumar oynuyorlar.

İddia adı aklında da futbol karşılaşmalarında futbolcular üzerine oyunlar oynanıyor.

Tüm bu oyunların en fazla kazananı da, kumarın haram olduğunu sürekli söyleyen AK Parti iktidarı bakanlarının, oynanmasına izin verdikleri iddia oyununa.

Düşünün bir kere küme düşmüş bir takımın iddia oyununda yer almasının anlamı nedir diye.

Gaziantepspor galibiyetinin bu oyunda bire kaç verdiğini öğrenin sonra Samsunspor’un yenilgisini ve ev sahibi takımın galibiyetini bir kefeye koyup tartın. Kayyum Başkanı Karayılmaz bu kantarın başına geçsin önce, sonra sıcaklığı bahane etsin.

Daha öncesi yöneticiler de bahane üretiyorlardı, Kayyum’da bulunanlar da bahane üretiyorlar.

Eğer sorunu çözme yerine bahane üreteceklerse neden oradalar, isimleri adına piar yapabilmek için mi?

Bayanlar ve de baylar, Samsunspor’a gönül verenler, bu anlayışla iki karşılaşma sonrası Samsunspor’un da yeri Gaziantepspor’un yanı olursa şaşırmayın sakın. Çünkü siyaset futbolun da tam ortasında duruyor.

Siyaseten Türkiye’nin iyi idare edilip edilmediğini gözünüzün önüne getirin, ekonominin nasıl bir açmazda olduğunu düşünün sonra Samsunspor’un Kayyum tarafından iyi idare edilip edilemeyeceğine karar verin.

Kırmızı Beyaz Siyahlı takım dibe vuruyor dibe, görün bunu.

 

KISSADAN HİSSE

Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü. Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar. Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu. Ona geldiler:

“Haberin yok herhalde semercimiz öldü” dediler.

“Ne olmuş öldüyse?”

“Artık sırtımız yara bere olmayacak özgür olacağız.”

“Nasıl bir özgürlükmüş bu!”

-“Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız…”

Yaşlı eşek gülmüş:

“Şaşarım aklınıza” demiş.

“Bugün sevinçle tepineceğinize, aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz.

İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça sırtınıza bir semer yapan bulunur.”

Sakın yanlış anlaşılmasın ha.. Kimseyi eşek veya semerci olarak görmüyorum, hatta bu hikâyeyi neden anlattığımı da bilmiyorum.

Sadece Samsunspor’un geçmişini ve geleceğini düşünüyorum.

 

23 NİSAN BEKLENİYOR

Mağazalar durgun geçen sezonda alışverişlerin hareketlenmesi için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın gelmesini bekliyor.

Çocuklara yönelik ürünlerin ve giyeceklerin vitrinlerde yer alması hareketliliğin beklentisini gösteriyor.

Peki aileler, çocuklarını 23 Nisan’da sevindirebilecekler mi?

Geçim zorluğundaki ve piyasalardaki fiyat artışlarından bunalmakta olan aileler yine de esnafın umudu olmayı sürdürüyor.

Hayırlısı olsun. Piyasaların hareketlenmesi, paranın el değiştirmesi ekonominin nefes alması sanırım hiç olmazla esnafı biraz olsun rahatlatır.