AKP'de Demokrasi Var Mı?
Yazarlar // 25 Ekim 2017 Çarşamba 07:28

İsmail BAŞARAN

AKP Samsun İl Başkan adayı Mehmet Teyyare, Muharrem Göksel tarafından İl Disiplin Kuruluna sevk edilmesini içine sindirememiş. İl Başkanı Muharrem Göksel de bunun nedenini “Partimize zarar verdiği için” kelimesiyle özetlemiş.

Ne demek bu?

Parti il Başkanlığına aday olmak partiye ne zarar getirir ki?

Demokratik pir parti olduğu iddia edilen AKP’de böyle bir tutum partiye zarar vermeyecek mi?

AKP hani demokratik pir partiydi?

Demokratik bir partide seçme ve seçilme özgürlüğü olmaz mı?

Hem demokratik bir partiyiz diyeceksiniz hem de seçilme özgürlüğünü kaldırdığınız gibi parti üyelerinin seçme özgürlüğünü de ortadan kaldıracaksınız.

O zaman siz nasıl demokrat bir partisiniz?

İşinize gelince demokrasinin nimetlerinden faydalanacaksınız, işinize gelmezse demokrasiyi askıya alacaksınız.

Var8 mı böyle bir dünya.

O zaman bunun adını koyun.

AKP Demokratik bir parti değildir, totaliter bir partidir deyin.

Kimin aday olup olmayacağına birileri karar verecekse, kimin il başkanı olacağına yine aynı birileri karar verecekse, bu seçim neden?

Buradan, AKP’nin demokratik bir parti olmadığı sonucu çıkmaz mı?

AKP’de baştan itibaren bir koltuk sevdası görülüyor.

Kimse koltuğundan kalkmak istemiyor ve hep bir türlü istifa ettiriliyorlar.

İstifalara da metal yorgunluğu ve partide yenilenme adı veriliyor.

Partide yenilenme il başkanlarından başlamalı önce sonra da ta saraya kadar gitmeli.

Hiç kimse Demokrasini kendine siper yapıp “Ölene kadar yargılanmamasıyla ilgili” yasalar çıkarmak için uğraşmamalı.

Koltuğundan kalkmak istemeyenin altı pistir, bu unutulmamalı…

 

BU NE DEMEK ŞİMDİ?

Tokat Belediye Başkanı AKP’li Eyüp Eroğlu, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı belediye başkanlarının istifasını istemesiyle ilgili bir açıklama yapmış ve “İsabetli karar, Cumhurbaşkanımız her şeyin farkındadır” demiş.

Ancak bu “Her şeyin” içini doldurmamış.

Aklıma b.ir soru takıldı.

Cumhurbaşkanı’nın bir belediye başkanının istifasını istemek gibi bir görevi var mıdır?

Erdoğan bu istifaları AKP Genel Başkanı olarak istememiş midir?
Erdoğan, metal yorgunluğu ve yenilenme adı altında partiyi değiştiriyor da, neden istifa ettirilen belediye başkanları hakkında hiçbir yargı işlemi yapılmıyor?

Tokat Belediye Başkanı Eroğlu “Cumhurbaşkanı’nın farkında olduğu şeyleri” biliyorsa onları neden açıklamıyor?

Açıklarsa, sıranın kendisine geleceğinden mi çekiniyor?

 

ARTIK FATURALARA BAKMAZ OLDUK

Samsun YEDAŞ’ın elektrik faturaları artık pes ettiriyor.

1462 liralık elektrik faturasının 433 liralık bölümü dağıtım bedeliymiş.

Helal olsun.

Yesinler.

Bu bir yağmadır bence.

Bu yağma, bana Tevfik Fikret’in bir şiirini hatırlattı.

Fikret Han-ı Yağma adlı şiirinin bir bölümünde şöyle diyor:

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını

Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini

Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.

Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Tevfik Fikret, yaşadığı günleri anlatmış o zaman.

Bugün yaşasaydı ne yazardı acaba?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Aydın ışık taşır, sahte aydınsa karanlık... (Mehmet Salah)