Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, dün bu sayfada yayımlanan İHA menşeli habere göre, “Et pahalı değil” demiş.
Bir yurttaş olarak Başkan Ömür Şen’in bu iddiasına cevap veriyorum:
“ET PAHALI BAŞKAN”
Bizim Kasaplar Odası Başkanı’nın baktığı pencereden et pahalı görülmeyebilir. Bu açıklamasıyla, başkanı olduğu odanın mensuplarının daha çok kazanmasını isteyebilir elbette.
Bir noktaya kadar bunu anlayabilirim.
Ve fakat…
Malum, bilgi çağındayız.
Cebinde taşıdığı telefona iki satırlık bir notla, “Bir insan ne kadar et tüketmeli?” diye yazmış olsaydı keşke.
Çünkü alacağı cevap, “Sağlıklı bir yetişkinin haftada ortalama 350-500 gram (pişmiş) kırmızı et tüketmesi önerilir. Bu, ayda yaklaşık 1,5 - 2 kg civarında kırmızı ete denk gelir. Günlük ihtiyaç bireyin kilosuna göre değişse de genellikle haftada 2-3 kez kırmızı et tüketmek, protein ve B12 ihtiyacını karşılamak için yeterli kabul edilir.” şeklinde olacaktı.
Bizim gibi, çoluk çocuk kendi yuvalarını kurup evden uçunca, “Köroğlu–Ayvaz” misali iki kişi kalmışsanız, ayda üç kilo pişmiş kırmızı et tüketmek yetecektir.
Ki; gazetede yer alan habere göre Samsun’da kırmızı et fiyatları ortalama olarak şu şekildedir: kıyma kilo 900 lira, kuşbaşı kilo 950 lira, lop et kilo bin 100 lira, kontrafile kilo bin 240 lira, antrikot kilo bin 400 lira ve dana bonfile kilo bin 600 lira.
Bir emekli veya asgari ücretlinin tavasında bonfile, antrikot ve kontrafile pişeceğini düşünmüyorum. Hatta bunların tavaya konabileceğini geçtim, dar gelirli birinin bu tür etlerin adını bile zor telaffuz ettiğini düşünüyorum.
“Hadi canım, abartıyorsun.” demeyin.
Kendimden biliyorum zira.
Bu tür etlerin adını haberden kes-kopyala-yapıştır yaparak buraya iliştirmeseydim, nereden bilecektim kontrafilenin bir kırmızı et türü olduğunu?
İki kişilik bir aile, sadece kıyma tüketse bile, ortalama üç kilo üzerinden cebinden çıkacak para 2 bin 700 lira olacaktır.
Maaşın onda biri yani.
Nerede kaldı kira?
Pazar tezgâhlarında dolmalık biber için 150, domates için ise 120 lira etiket konuyor.
“Samsun’da ekmek 15 lira Başkan, bundan haberin var mı?” desem mesela, kabalık etmiş olur muyum bilemedim ama; iki kişilik aile için bile et pahalı iken, en az iki çocuklu dört kişilik aileler için rüyada bile görülemeyecek bir gıda hâline gelmiş durumda.
Aramızda kalsın, kimseye söyleme istersen ama…
Et pahalı başkan.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için nisan ayında açlık sınırı 36 bin 313 lira olmuş.
Bu veriye göre açlık sınırı, 28 bin 075 lira olan asgari ücretin 8 bin 238 lira üzerine çıkarken, 16 bin 881 liralık en düşük emekli maaşı ise açlık sınırının 19 bin 432 lira altında kalmış.
Karı-koca en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalsalar bile, gelirleriyle açlık sınırına erişemiyorlar yani.
Ki; ailede yalnızca bir kişinin aldığı emekli maaşıyla geçinmek zorunda olanların sayısı da milyonlarla ifade ediliyor.
Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin insana yakışır biçimde yaşayabilmesi için yoksulluk sınırı da nisan ayında 2 bin lira artarak 108 bin 820 liraya yükselmiş.
Ülkemizde 15-20 milyon kişi 17 bin lira ile 50 bin lira dolayında gelirle geçinmek durumundayken, bu da şu anlama geliyor:
Hepimiz fakiriz, hatta fasfakiriz.
Neymiş, et pahalı değilmiş.
Hadi canım sen de…!
***
Azmi Yılmaz da
gidenlerden oldu
Bir ay kadar önceydi Sinan Angın arayıp ‘’Azmi Abi hastaymış, durumu da iyi değilmiş’’ dediğinde oğlu Selim’i aramış, Azmi Abi’nin uzun yıllardır mücadele ettiği hastalığın tekrar eden seyriyle ilgili bilgiyi bir de ondan dinlemiştim.
Dün sabah gelen haber, Azmi Abi’nin o illete daha fazla direnemediğini bildiriyordu.
