
Çay üretimiyle beraber markanın bilinilirliğinin de önemine değinen Palandöken, “Dünya çay piyasasında kaliteye önem verilmesinin yanında yeni ürünlerin sunulması da piyasanın büyümesinde önemli bir etkendir. Çeşitlilik ne kadar artarsa tüketim ve ona bağlı olarak üretim de o kadar artar. Ülkemizde bu çeşitliliğe en büyük katkıyı ise butik çay işletmeleri yapmaktadır. Dolayısıyla çeşitliliğimizin dünya çapındaki getirisini büyütmek için bilinilirliğini de artırmamız gerekmektedir. Örneğin bir İngiliz çay markası dünyanın her yerinde biliniyorsa neden bir Türk markası da bilinmesin” diye konuştu.
“Butik çay işletmeleri ve diğer tüm markalar desteklenmeli”
Palandöken, markanın dünya çapında duyulmasının satış fiyatlarına da etki ettiğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Dünyanın her yerinde insanlar farklı tatlar denemek istiyor. Bu sebeple ülkeler arası çay ithalatı sektörde çok büyük alana yayılmış durumda. Bilinilirliğin bu noktada önemi büyük. Nitekim, bir süre sonra isim kalitenin dahi önüne geçebiliyor. Dolayısıyla satış fiyatları da artıyor. Her yıl yüzde 6 civarında büyüyen bu piyasadan pay alabilmenin mücadelesinde markalaşmaya destek vermeliyiz.”



















