Yerli Arabada Yalnız Dqeğiliz
Yazarlar // 14 Haziran 2017 Çarşamba 01:13

Ragıp GÖKER

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerli otomobil üretimi ile ilgili mesajından sonra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun,   “Yerli otomobili tümüyle yapabilecek gücümüz var. Bu konuyu düşünüyoruz” demesiyle başlayan süreçte bakanlık tarafından prototip araç bile üretildi.
Sırada şimdi yerli arabayı üretecek fabrikanın nerede kurulması gerektiği ile ilgili tartışma var.
Bütünşehir yasasının uygulanmaya başlanmasıyla kapatılan AR-GE Ofisinin Başkanı Abdullah Gökbilgin’in, ülkemizde otomobil fabrikasının kurulacağı en uygun şehrin Samsun olduğu şeklindeki paylaşımları, Samsun’da kabul gördü.
Heyecan da yarattı.
Ki; Abdullah Gökbilgin, böyle bir şey söylüyorsa bildiği bir şey olduğunu düşünürüm. Zira Samsun’da bu iş için en uygun arazilerin nerede olduğunu en iyi o bilir. Şehrin envanteriyle ilgili en doğru bilgilerin de Abdullah Gökbilgin’de olduğuna inanırım.
Eğer Türkiye gerçekten yerli araba üretecekse, fabrikanın kurulacağı yeter alan bulunması halinde ki, Göbilgin o arazinin bulunacağını söylüyor, otomotiv yan sanayi için de yeterli altyapı var Samsun’da.
Üç gün önce Hedef HALK’da okuduğumuz haberde, Terme TSO da araba üretmeye talip olduklarını bildiriliyordu.
Ama bu konuda yalnız değiliz. Çorum’un talip olduğunu biliyoruz.
Ama dün Konya gazetelerinde de, yerli otomobili üretmeye talip olduklarına dair haberler vardı.
Samsun’da üç liman var bir kere. Ki, böylesi üretimin yapılacağı bölgelerin limanlara yakın olması istenir.
Bu konuda Konya ile yarışacaksak, Konya’ya karşı otomotiv yan sanayi gibi bazı avantajlarımız.
Konya’da deniz yok de mesela.
Ama siyasi gücü var.
Kimse kusura bakmasın ama bu ülke yerli otomobili üretecekse, fabrikasının kurulacağı yeri siyaset belirleyecektir. Hal böyle olunca,  bu konuda Konya biz üstünlük sağlar.
Ve fakat..
Prototipi üretilmiş olsa da, yerli araba yapmak bizim için çok da kolay olmayacak.
Hindistan’ın 2020’den itibaren fosil yakıtlarla ( benzin, dizel, lpg) çalışan otomobillerin ithalatını da, satışını da yasaklayacağını açıklaması otomobil dünyasını farklı arayışlara itecektir.
Yakın bir gelecekte bütün dünyada hibrid diye bilinen otomobiller alınıp satılacak.
Böyle bir aracı üretmek için de yeni teknolojiler gerekiyor.
Otomobillerin uzun mesafede kullanılmasını sağlayacak bataryalar gibi.
Bu teknolojiye henüz hazır olmadığımıza dair şüphelerim vardı ki, Dünya Gazetesi yazarı Dr.Rüştü Bozkurt’un, birkaç gün önce yerli otomobil üretimi konusunda çekincelerini belirttiği yazısını okuyunca şüphelerim daha da arttı.
Bozkurt, bunun yanı sıra, üç yıldan bu yana endüstri 4.0 aşamasının devreye girmesiyle üretim araçlarının tümüyle bilgisayarlar tarafından yönetileceğini ama ülkemizin buna henüz hazır olmadığını söylüyor.
Endüstri 4.0’ın ıskalanması durumunda, Türkiye’deki işletmelerin yarısından fazlasının batacağını iddia ediyor Bozkurt.
İddiası ürpertici olsa da, Antalya TSO’nun geçen yıl yayınlanan raporunda belirtildiği gibi ileri teknoloji gerektiren ürün ihracatımızın, toplam ihracatımız içindeki payının sadece yüzde 2 oranında olduğunu öğrenince de, Rüstü Hoca’ya hak vermemek elde değil.
Bu arada konuyla ilgilenenlerin Rüştü Bozkurt’un yazısını, Dünya Gazetensin internet sitesinden okumalarını öneririm.