Yeni Ekonomik Program
Yazarlar // 22 Eylül 2018 Cumartesi 22:59

Ragıp GÖKER

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Aybayrak, Yeni Ekonomi Programı (YEP) adı adlında dört yılı kapsayan orta vadeli bir program açıkladı.

‘Dengeleme, Disiplin, Değişim’ ana başlıklarıyla açıklanan programın bir yurttaş olarak başarıya ulaşmasını gönülden arzu ettiğimi peşin olarak söylemek isterim.

Programın, dengeleme, disiplin değişim başlıklarıyla açıklanması, ilk bakışta gerçekçi olduğuna dair izlenim veriyor.

Zira son aylardaki dalgalanma nedeniyle ilk önce mali disipline uyulması gerektiğini söylemeye zaten gerek yok ama ekonomik programda disiplin vurgusu, piyasalara güven verir.

Ve fakat

Mesela kamu maliyesinde disiplin ve tasarruftan söz ediliyor ya.

Önce kamuda lüks kullanımdan kaçınılacak.

‘’Dengeleme, disiplin ve değişim’’ diyoruz.

Bu arada halktan da kemer sıkması ve lüks tüketimden kaçınması da isteniyor olmalı.

O halde halka da örnek olmak bakımından önce işe şu makam otolarını elden çıkarmakla başlamak gerektiğini düşünüyorum.

YEP, görece gerçekçi görünüyor ama ne kadar gerçekleşir, uygulamalar gösterecek.

Program için neden ‘’görece gerçekçi’’ tanımını kullandım onu da açıklamak isterim.

2018 dolar kuru ortalamasının 4.90 Tl olarak öngörülmesi kafaları karıştırmışa benziyor.

Zira 5.20 ortalaması bile iyimser bir tahmin olarak düşünülürken, 4.90 ortalama öngörüsüsü, gerçekçi olmaktan uzak görünüyor.

Cari açık için öngörülen tahminin de tutmayacağı inancındayım.

Çünkü ülkemiz, çok uzun süreden bu yana mali disiplinden uzaklaştı.

Lük tüketimimiz artarken, buna paralel olarak üretimden de vazgeçiyoruz.

Bakan Albayrak, YEP’i açıklarken, milli tarım politikalarından da söz etti.

Bu konuda çok geç kaldığımızı da söylemek isterim.

Nicedir, tarımsal üretim yapmıyoruz.

Ovalarımız boş.

Saman bile ithal ettiğimiz söyleniyor ya, çok doğru.

Ovalarımız, yaylalarımız var.

Canlı hayvan ithalatını zaten biliyoruz da, ekonomimizi çökme noktasına getiren uygulamaları nedeniyle öfkelendiğimiz ABD’den süt ithal etmeyi düşünüyoruz.

Geç kalmış olsak da, milli tarım politikasının uygulanması halinde, yeniden kendi kendine yeten bir ülke olabiliriz.

Tarımda kendi kendine yeten ülke olmak, ekonomimizi, bir başına canlandırmaya yetemez elbette.

Sanayimizin büyük bir bölümünde ileri teknoloji kullanılmıyor, dolayısıyla katma değeri yüksek ürünleri üretemiyoruz.

Bir arkadaşımın sosyal paylaşım sitesinde ‘’bir telefonu almak için, bir tır saman satıyoruz’’ şeklindeki paylaşımına önce güldüm ama sonra da ‘’ne acı’’ dedim.

Bakan Berat Albayrak, Yeni Ekonomik Programın oturtulduğu üç önemli ayağından birinin değişim olduğunu açıkladı.

Tepeden tırnağa değişmeliyiz.