Yeni Dönem
Yazarlar // 09 Kasım 2017 Perşembe 23:16

Suat BAŞARAN

Son halkoylamasıyla yeni bir döneme girdik…
Bu yeni dönemi eski dönemden kabaca şu şekilde ayırmak mümkün:
Eski dönemde önce seçimler yapılıyor, sonra duruma göre koalisyon… Yeni dönemde ise koalisyon önce seçimler sonra olacak…
Kafa olarak buna hazır olmalıyız…

*****
Demeçlerden ve yapılan edilenden anlaşıldığı kadarıyla, önümüzdeki seçimlerde -dolaylı ya da doğrudan- iktidar partisiyle ortak bir seçim söz konusu… Elbette yanılıyor olabiliriz, ancak gidişat bu doğrultuda…
Büyük ihtimalle MHP ile AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı ortak olacak…
Milletvekilliklerinde ise parti tüzel kişilikleri korunarak ortak listeden ya da belli bir kontenjan alınarak AKP listesinden…
Yönetimdekilerin en büyük motivasyon kaynağı bu olsa gerek!..
Bununla kendileri ve yakın çevrelerini, teşkilâtların isteklerine rağmen rahatlıkla seçtirebileceklerdir…
İşte tam bu noktada, hareket bir kez daha fikir ve eylem olarak yeni bir ayrışma yaşayacaktır…
Cumhurbaşkanlığı Seçim Sistemi’ne ilkesel ve ideolojik olarak karşı olan ülkücüler, tutarlılıklarını korumak adına partiyle yeniden ters düşeceklerdir…
Amiyane tabirle “zurnanın zırt dediği yer” burasıdır…
Halen MHP’de olan ve MHP’den ayrılmayı asla düşünmeyenler ne yapacak?
Bir yanda partinin kararı, diğer tarafta ideolojik bağlılık ve fikri tutarlılık…
Evet! Ne yapmalıyız?
Bu cendereden nasıl çıkmalıyız?

*****
Şu an için her şey MHP delegesini elinde…
Bu dönemdeki MHP delegasyonu çok büyük bir veballe karşı karşıya:
Ya Türkeş çizgisindeki MHP’ye dönüş ya da ‘Yeni MHP’…
Buna karar verecek onlar…
Vebal diyoruz çünkü büyük bir aymazlıkla Türkiye’nin kaderini AKP’ye endeksleyerek MHP’yi de aynı kadere ve dolayısıyla kedere bağlayan yönetime meşruiyeti onlar sağlamış olacaktır…

*****

Yeni bir döneme giriyoruz…
Umarız ki herkes tehlikenin farkındadır…
Her birimizin kararlarından birebir sorumlu olacağı bir süreçtir söz konusu olan…
Başka partilere gitmek veya başka oluşumlara sığınmak zorunda değiliz…
“Dün-Bugün-Yarın” çizgisine bağlı olarak, MHP’den duygusal olarak kopmadan, onu özlenen çizgiye çekme gayretlerinden taviz vermeden, kimsenin çantasında keklik olmadan, bağımsızlığımızı ve duruşumuzu koruyabilmeli ve kendimizle çelişkiye düşmeden değerlerimize düşman olmayan herkesle ortak cephe oluşturabilmeliyiz...
Yeni dönemin bize dayattığı vazifeyi -ana hatlarıyla- böyle okuyorum…
Aynı çizgiyi paylaştığım dostlarımın öneri ve eleştirilerine açık olduğumun da altını çizmek isterim…