Yazık Bu Çocuklara
Yazarlar // 13 Ekim 2018 Cumartesi 09:06

Ragıp GÖKER

Birkaç gün önce, bir baba, evladını vurdu.

Tek çocuklarıymış.

Büyütürken gözünden sakınmıştır eminim.

Ve fakat.

Öyle bir an gelmiş ki, 4 kurşun sıkmış evladının bedenine.

Torunu, karısı ve gelini evdeyken üstelik.

Haberi okuduğumda ilkin, ‘’ bir baba, evladına nasıl kıyar’’ demiştim.

Ki, sebebi her ne olursa olsun, bir cana kıymanın, haklı bir nedenini kabul edemem.

Evladını kara toprağa, yıllardır bir yastığa başkoyduğu kocasını dermirparmaklıkların arkasına gönderen anne, ‘’kocam karıncayı incitmezdi’’ diye açıklama yapmış arkadaşlarımıza.

Haberi okurken, bir babanın evladına kıyma gerekçesi ne ola ki diye merak ederken, sebebin uyuşturucudan kaynaklandığını öğrendim.

Uyuşturucu bağımlısıymış genç.

Uyuşturucu bulamadığında evinde terör estiriyormuş.

Böyle bir kriz anında da daha önce defalarca ‘’sizi öldüreceğim’’ dediği babasının boğazına sarılıp boğmaya başlamış, ki daha önce karısına da şiddet uygularmış.

Yazık.

Bir aile yok olmuş.

Uyuşturucu büyük bir bela.

Mahalle aralarında peynir ekmek satar gibi uyuşturucu satıldığına dair haberler geliyor.

Özellikle bulvarın üstüne denk gelen yerleşim yerlerinde bu belanın daha yaygın olarak kullanıldığı söyleniyor.

Bu belayı def etmek için emniyet güçleri mücadele ediyor elbette ama yetmiyor demek ki.

İki yıl önce Gazi Polis merkezinin yaklaşık 200 metre uzağında gördüğüm, yaşları 13-14, bilemedin 15 yaşlarında üç genç, bana doğru yürürken anlamsızca gülüyorlardı, ayakları da yere basmıyordu sanki.

Uçar gibiydiler.

Belli ki bir şey içmişler.

Adına ‘’bonzai’’ denen şu sentetik uyuşturucunun ucuz olduğu için kolayca alınabildiği söyleniyor.

Sanırım o sentetik uyuşturucudan çekmişler.

Sentetik uyuşturucuya alışanların, kurtulmasının da çok zor olduğu söyleniyor.

O çocuklarında bu illete bulaştıklarını tahmin etmiştim.

Tıpkı babasının kurşunlarına hedef olan o gencimiz gibi.

Yazık oluyor çocuklarımıza.

Kurtarın evlatlarımızı bu illetin pençesinden