Yalı Kafe Kıraathane Olurken
Yazarlar // 23 Kasım 2019 Cumartesi 01:16

Ragıp GÖKER

Deniz Kafe olarak kurulmuştu önce.

Atakum’a, halka ait bu güzel mekanı kazandıran da, ‘Atakum’un Mimarı’ ünvanlı, kurucu başkan Metin Burma olmuştu.

AK Parti’liler, dileyene alkollü içeceğin de verildiği bu mekanı o özellik nedeniyle bir türlü kabul edemediler.

İshak Taşçı ile Atakum’u kazanınca, ilk icraatları, ‘Deniz Kafe’ adını ‘Yalı Kafe’ olarak değiştirmek oldu.

Mekanda restorasyon da yapıldı bu arada.

Mekan, Yalı Kafe olarak yeniden açıldığında alkollü içki satışının da yasaklandığı anlaşıldı.

Ki;

Bir anlamda doğru bir karadı.

Belediyelere ait bu türden işletmelerde alkollü içki servisinin istismar edildiği biliniyor.

Alkollü içki satışı yapılmasa bile, belediyelerin, bu türden işletmeleri yönetmesi zaten zor oluyor.

Atakum’u AK Parti yönetirken bile, Yalı Kafe’nin işletilme şeklinden bizatihi AK Partililerin şikayetleri işitiliyordu.

AK Partililer tarafından yapılan ‘’Deniz Kafe diye diye geldiler, Yalı Kafe diye dile gidecekler’’ şeklindeki eleştirile sıklıkla yapılıyordu.

Gittiler sahiden.

AK Pati, Atakum’u kaybetti.

Bu kez kazanan CHP’li, Metin Burma, değil, Cemil Deveci idi ama AK Parti, Atakum’u kaybetmenin acısını şu ıralar, Yalı Kafe’den alarak çıkarmaya çalışıyor gibi bir algı oluşuyor.

Yalı Kafe’nin kurulduğu arazinin, İller Bankası’na ait olduğunu biliyoruz.

Atakum Belediyesi işletmeyi kurarken, araziyi iller Bankası’ndan kiralamıştı.

Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin hafta içinde yapılan toplantısında, Yalı Kafe’nin kapatılarak, o alanda Millet Kıraathanesi kurulmasına dair karar oylandı.

Atatürk’e hakaret ettiği iddia edilen AK Parti’li Meclis Üyesi Hasan Uzunlar’ın, bu paylaşımları nedeniyle özür dilemesi gerektiğini savunan CHP’li ve İYİ Parti’li üyelerin, Uzunlar’ın ‘’Utanılacak bir şey yapmadım’’ diyerek özür dilemeyeceğini söylemesi üzerine bunu protesto etmek amacıyla salonu boşalttıkları anda yapılan oylamada, o alanda Millet Kıraathanesi kurulması karara bağlandı.

Oylama sırasında muhalefete mensup meclis üyelerinden sadece İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş salonda kalmış.

Demirtaş da kabul oyu vermiş olmalı ki, karar oy birliği ile alınmış.

Millet Kıraathaneleri kurulmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan istiyor.

Cumurbaşkanı’nın kıraathane tarifi farklı olsa da, günümüzde pişpirik oynanan mekânlara da ‘kıraathane’ deniliyor biliyorsunuz.

Millet Kıraathaneleri’nden biri veya birkaçı şehrimde de kurulsun elbette.

Bunu isterim yani.

Ve fakat

Yalı Kafe’den ne istendi onu anlamadım.

‘Kör göze parmak’ misali.

Başka yer mi kalmadı koca şehirde.

Hal böyle olunca, Yalı Kafe, kapatılıp, yerine Millet Kıraathanesi kurulmasını eleştirenlerin, bunu AK Parti’nin Atakum’un intikamı olarak göstermelerine de kızmayacaksınız.

Ya Necattin Demirtaş’a ne demeli.

Parti gurubunun meclis üyeleriyle birlikte Millet İttifakı’nın ortağı CHP’liler, Hasan Uzunlar’ın tutumunu protesto etmek amacıyla salon terk ederken, buna duyarsız kalma durumunu nasıl adlandıracağız.

Bu hareket MHP’ye bir mesaj mıydı acaba.

Demirtaş’ın bunu yapma nedeni, ‘’Başka partiden seçilsem de, ben hala sizinleyim’’ demek için miydi yoksa Gazi Parkı da benim elimden alırlar korkusu muydu bilemedim