Ya Yanlışlarımız Ne Olacak?
Yazarlar // 24 Ağustos 2017 Perşembe 00:33

Suat BAŞARAN

Sayalım gücümüz yettiğince…
Dün ve bugünün çelişkilerini ortaya koyalım…
Muhataplarımızın yanlışlarını, tutarsızlıklarını birer birer ortaya dökelim… Yüzüne vuralım yaptığı tüm hatalarını…
Ne elde edeceğiz?
Muhataplarımızın tutarsızlıkları, ortaya koydukları eleştirileri geçersiz mi kılacak?

*****

Boş salonlardaki kongreler yalan mı?
Çok adaylı kongrelere olan tahammülsüzlük yalan mı?
Keyfi tutumlar yalan mı?
Bir ilimizde o ilin eski milletvekili, delege olduğu kongreye gittiği için, kongrenin iptal edilmesi yalan mı?

*****

Gidenler gitti… Kendilerine yeni bir yol buldular…
Onların çelişkileri kendilerini bağlar…
Bırakalım kendi içlerindeki çelişki ve –varsa- tutarsızlıklarla kendileri uğraşsın…
Elbette bizlere çelişkilerimizi hatırlattıklarında bizler de onların çelişkilerini yüzlerine vuralım...
Bunda bir beis yok…
Ancak içimizdeki aksaklıklar noktasındaki eleştirilerine, o aksaklıklar üzerinden cevap vermemiz gerektiğinin idrakine de varalım artık…
Parti içi demokrasi yok diyorlarsa, var olduğunu gösterelim...
Tek adamlık olmadığını, parti içi tartışmalarla ortaya koyalım…
Ve çok adaylı kongrelere zemin hazırlayalım…
Bırakalım arkadaşlarımız illerinde yarışsın…
İsteyen arkadaşımız aday olsun, eylemine ihanet yaftası yapıştırmayalım…
Sonra da dönüp “Bizlere iftira atıyorsunuz” diyelim onlara; göğsümüzü gere gere…

*****

Birisi bize “Evinizde yangın var!” dediğinde, evi mi kontrol ederiz, yoksa “Sen kendine bak! İki gün evvel senin evin yanmamış mıydı?” diye suçlamada mı bulunuruz?
Eğer ikinci şık diyorsanız, işimiz gerçekten zor demektir…