Temel Yanılgı
Yazarlar // 15 Aralık 2014 Pazartesi 00:00

Suat BAŞARAN

MHP’de muhalif olmanın en büyük sorunu: Herkesin hemen hemen aynı düşünüp, farklı davranmasıdır.İnsanların düşüncesine göre vaziyet alanlar büyük hayal kırıklıkları yaşıyor haliyle.Kendi gibi düşünenlerin kendi safında yer alacağı zehâbına kapılıyor.Oysa rakiplerinin de düşünce olarak kendilerinden farkı yok ki!
*****
İşte temel yanılgı burada başlıyor:Muhalefet edenler muhalefet ettikleri insanların aslında kendilerinden bir parça olduklarını kabullenmiyor.Ülkücüleri, iyi ve kötü olarak tasnif ederken ölçütün, “benimle-benimle değil” olduğunu anlamak istemiyorlar bir türlü.Halbuki o kadar çok örnek var ki!.
*****
Bugün de muhalefet zemini oluşturmaya çalışanların aynı temel yanılgıya saplandıklarını görmek üzüyor insanı.Bu kadar tecrübeden sonra “mış gibi yapmak”ın bir anlamı olmasa gerekti.
*****
Hayır hayır! İyiler bir tarafta, kötüler diğer tarafta değil!Hayır hayır! İdeolojiyi savunanlar bir tarafta, savunmayanlar diğer tarafta değil!Hayı,hayır! Bedel ödeyenler bir tarafta, ödemeyenler diğer tarafta değil!
*****
Önce bir noktada anlaşmamız gerek.Karşı cepheden birine saldırırken, kendi cephende, hemen yanı başında, saldırdığın adamdan farklı olmayan birini taşımamalısın.Günahkâra(!) taş atanın günahsız olması yetmez, çünkü günahsızlarla da yürümemelidir.Peki bunun  pratiği var mı? Asla!O zaman muhalefetin oturması gereken zemin, yapısal ve ideolojik  sorunların şahıslardan arındırılarak tartışılması olmalıdır.
******
Şahıslar ve olaylar ekseninde, yapılan yanlışları sıralayarak buradan bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.Yanlış ve doğrunun herkesin baktığı yere göre değiştiği gerçeği bir tarafa, yıllardan beri aynı yöntemle tekrarlanması sonucu kanıksanmıştır.Yanlışları dillendirmeyle bunları düzeltme iradesi paralelllik arzetmiyor bu sebeple.“Sen doğru mu yapacaksın? ve kimlerle nasıl yapacaksın?” sorularına yıllardır anlamlı bir cevap verilemiyor doğal olarak.İşte bu noktada dostluklar, ilişkiler ve beklentiler devreye giriyor.Herkes safını bunlara göre belirliyor.Yönetim yanında saf tutanlar da, muhalefette saf tutanlar da.Herkesin bu kadar çok birbirine benzediği bir topluluğun, güç dengeleri doğrultusunda tasnif olmasından tabii ne olabilir.
*****
Bu gerçeği görmek istemeyenler, “herkes bizim gibi düşünüyor da neden bizimle hareket etmiyor”  diye, daha çok şaşıracaklardır.