Sözleşmeli Er ve Erbaş Olmak
Yazarlar // 28 Ekim 2020 Çarşamba 20:55

Ragıp GÖKER

Gazi Devlet Hastanesi’ndeydim dün.

Önceki gün de yazdığım gibi safra kesemdeki taşların bana yeniden oyun oynamasının önüne geçmek için ameliyat günü almaya çalışıyorum.

Neden özel hastaneye gitmediğimi soranlar olacaktır.

35 yılı aşklın süre prim ödeyerek emekli olmamın bana sağladığı avantajı kullanmak bir tarafa, kamu hastanelerinde verilen sağlık hizmetine ve oradaki başarılı doktorlara güveniyorum hala.

Her neyse, doktorum Levent Akgün Kazak, operasyon tarihi verebilmek amacıyla bir takım tetkikler istedi.

Doktorumun istediği tetkiklerden biri de ultrasonografi raporuydu.

Ultrasonografi için sıra beklerken, bir gurup gencin de rapor almak için sırada olduklarını görünce bir ikisiyle kısa sohbet etme fırsatım da oldu.

Ellerinde bir takım evraklar olduğunu görünce ‘’İşe mi gireceksiniz?’’ diye sordum birisine.

‘’Askerlik için Abi’’ dedi biri.

Biran için boş bulunup, ‘’askere gitmek için rapor mu alınıyor artık’’ diye sorunca, gençlerin hastaneye sözleşmeli er olabilmek için rapor almak amacıyla geldiklerini anladım bu defa.

Gazetecilik dürtüsüyle, daha önce başka bir iş arayıp aramadıklarını sorduğum gençlerden biri ‘’iş nerede Abi’’ diye cevap verdi.

Askerlik kutsal bir görev.

Peygamber Ocağı olarak biliriz ordumuzu.

Kuşağımızın gençleri iki seneye yakın süreyle o görevi yaptı.

Bizden öncekilerse daha fazla süreyle yaptı o kutsal görevi.

Bu terör belası ve o illetle mücadele için daha profesyonel ordu kurmamız gerekiyordu.

Öyle de yapıyoruz.

Er ve erbaşlarımız da görev yapıyor hala ama özellikle terörle mücadele eden birimlerimizde subay ve astsubaylarımın yanı sıra daha çok sözleşmeli er ve erbaşlarımız görev yapıyor.

Aralarında bu işe gönüllü olarak gidenler de var elbette ama birçok gencimizin bu göreve düzenli bir gelir ede edebilmek amacıyla başvurduğunu da biliyoruz.

Allah her birini korusun.

Ayağına taş değmesin hiç birinin.

Terörle mücadele konusunda çok önemli mesafeler aldık.

Güvenlik güçlerimiz çok başarılı bu konuda.

Daha önceki gün İskenderun’u kana bulamaya çalışan teröristleri, amaçlarına ulaşmadan etkisiz hale getirdi kahramanlarımız

Alınlarından öpüyorum her birini.

Hastanede konuştuğum gençlerden birinin ‘’iş nerede Abi’’ cevabı, gençler için ekmeğin aslanın midesine kadar indiği gerçeğini bir kere daha hatırlattı bana.

Her genç de profesyonel asker olmak istemiyor haliyle.

Sözleşmeli er ve erbaş olmak istemeyenler de var aralarında.

Birçoğu da üniversite mezunu gençlerimizin.

Ailelerin yanı sıra devletimiz de gençlerimizi hayata hazırlamak için önemli yatırımlar yapıyor.

Her ile üniversite kurduk mesela.

Üniversitesi olmayan il kalmadı neredeyse.

Ve fakat.

Üniversitelerden mezun ettiğimiz gençlerimize üniversite sayısıyla aynı paralelde yeni iş alanları açamıyoruz ne yazık ki.

Diploma vermek amacıyla üniversite açmamalıyız sadece.

Anlayışımız bu olmamalı sadece.

Dünya Gazetesinden Ali Eskalen ‘’İstiklal Üniversitesi’nin adı var kendi yok’’ diye yazmış dün, Kahramanmaraş’ın ikinci üniversitesi olan İstiklal Üniversitesine 12 Şubat Belediyesi binalarından bir kısmını vermese öğrenciler açıkta kalacakmış.

Buradan şu sonucu çıkarmak da mümkün.

Eğitim yatırımını oy devşirmek amacıyla da yapmamalıyız.

Ciddi bir iştir eğitim çünkü.