Sorun, Ülkücü Eksikliği Mi
Yazarlar // 10 Kasım 2014 Pazartesi 00:00

Suat BAŞARAN

“MHP’deki problem gerçek ülkücülerin yetkili yerlerde olmamasından kaynaklanıyor”
Çok revaçta bir söylemdir bu.
Çok sık dillendirilir ve genel kabul görür.
Bunu ifade eden bir kişiden, bu cümlede kullandığı “gerçek ülkücü” kavramını açması istense büyük bir ihtimalle soyut bir iki slogan söyleyecektir.
Hele, “gerçek ülkücüleri say “dense…
Kaç kere denediysem  ülkücülük tarifiyle, beğenilen ülkücü arasında inanılmaz tezatlar ortaya çıkmıştır.
Yani tam bir “haspaya yakışıyor” mantığı.
Aslında kimsenin diğerlerinden pek farkı yok; fark, anlık ilişkiler ve o andaki ruh halinden kaynaklanıyor.
*****
Sorun gerçekten ülkücülerin yokluğuysa, MHP’yi yıllardır kim yönetiyor.
İsteyen tek tek baksın.
MHP Başkanlık Divanında kaç tane ülkücü hareketin içinden gelmeyen isim var.
Arzu eden rahmetli Başbuğun Divanıyla Devlet Bey’in Divanını da karşılaştırabilir.
*****
Politik olarak bize göre hatalı kararlar alanların bu yanlışlarını ülkücü olmamalarına bağlarsak bu bizi “ülkücü hata yapmaz” gibi bir açmaza düşürür.
“Masum imamlar” gibi bizim de “masum ülkücüler”imiz olur.
Oysa gerçekler bizlere farklı bir hikâye anlatıyor.
Gerçeği veya taklidi.
Biziz bunlar.
Dışarıda eleştiren bizler de,  MHP başkanlık Divanını oluşturanlar da ‘gerçek ülkücü’lerdir.
*****
Kabul edelim ki MHP’yi ülkücüler yönetiyor ve şimdiye kadar da ülkücüler yönetmiştir.
Bu sebeple,
Sorunu, ülkücü eksikliğine bağlayanlar, söz konusu yaklaşımla ülkücülüğü sorun haline getirdiklerini görmek borcundadırlar.
Neden mi?
‘80 sönrasında -parti ve teşkilât özelinde söylersek- bütün köklü problemlerin kaynağı “ülkücülerdir”.de ondan.
Türkiye’de yeniden teşkilâtlanırken en büyük sıkıntıyı ülküdaşlarımızdan çektik.
Yine gerek Avrupa ve gerek Türkiye’deki iki ölümcül bölünmenin mimarları da ülkücülükte zirve isimlerdi.
Zaten doğal olan da buydu.
MHP ve yan kuruluşlar ülkücülerden oluştuğuna göre sorunun kaynağının da ülkücüler olmasından daha tabii ne olabilirdi?
*****
Onun için, Ülkücülüğü tartışmadan, ülkücü siyaseti tartışmadan yapılan keyfi tasnifler bizleri asla doğruya ulaştırmayacaktır.
Bırakın doğruya ulaştırmayı dozunu kaçırdığımızda genç kardeşlerimizin sağlıklı değerlendirme yapmalarını engelleyecektir.
Sorumsuz hükümler, gençliğini mücadele ve işkencelerde heba eden insanların sırf MHP’de siyaset yaptıkları için ahlâksızca eleştirilmesine sebebiyet verirken, ömrü fındık kırmakla geçmiş nice ahlâksızın büyük dava adamı muamelesi görmesine vesile olmaktadır.
Sadece bunun vebali bile, bu yaklaşımın terk edilmesinde tek başına yeterlidir…