Sandığın Anlattığı
Yazarlar // 09 Haziran 2015 Salı 00:00

Ragıp GÖKER

Türkiye tarihi bir seçim yaptı.
Seçim sonuçlarını herkes kendi meşrebine göre değerlendirecektir.
Bu da doğaldır.
Seçim sonuçları hiç bir partiye tek başına hükümet kurma şansı vermedi.
Seçimin büyük kaybedeni AK Parti olmuştur.
Sonra da CHP.
Kazanan ise Selahattin Demirtaş'ın sürüklediği HDP'dir.
Sandık, koalisyonu işaret etti.
Peki, koalisyon hükümeti kurulur mu?
İlk açıklamalar koalisyon görüşmelerinde hiç bir parti AK Parti ile bir araya gelmeyeceği şeklindedir.
Özellikle Devlet Bahçeli’nin sıcağı sıcağına seçim sonuçlarını değerlendirirken yaptığı açıklamanın beni şaşırttığını söylemeliyim.
Bahçeli, henüz hiç bir parti lideri ile görüşmemişken, "Biz koalisyonlarda olmayacağız, ana muhalefet partisi olmaya hazırız" demiştir.
Kişisel görüşümdür ama bu açıklama seçim süreci boyunca büyük kavgaya giriştiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Partililerin elini güçlendirmiştir.
Bazı çevreler Bahçeli'nin açıklamasını doğru bulabilir ama ben iki nedenden ötürü doğru bulmuyorum;
Birincisi eğer, ülkede bir hükümet krizi oluşursa, Devlet Bahçeli ve MHP bu durumun sorumlusu olarak gösterilecektir.
Devlet Bahçeli şu an için kucağında pimi çekilmiş bir bombayla oturmaktadır.
Zira bu seçim sonucu en çok da Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve AK Partiyi zora sokmuştur.
Netice itibariyle AK Parti iktidardan olurken, başkanlık sistemi üzerine kurulan seçim stratejisi de çökmüş, seçmen, Erdoğan için "Başkan olamazsın" demiştir.
Bu nedenle Devlet Bahçeli'nin bu çıkışı kanımca en çok da Recep Tayyip Erdoğan'ın elini güçlendirir özelliktedir.
Erdoğan, bugün-yarın "Konuşmak için bile bir araya gelemiyorlar, bunlar ülkeyi yönetemez" diyerek, bu durumu Türkiye'yi yeniden erken seçime götürmek için bir koz olarak kullanacaktır.
Ve fakat
Siyasette kesin konuşmak ve karar vermek için 24 saatin bile erken olduğu söyleniyor ya, bütün bu değerlendirmeler için "Erken" yorumu da yapılabilir.
Günler neler getirir bekleyip göreceğiz.
Seçimin Samsun sonuçlarını değerlendirmek gerekirse, oylarını 50 bin dolayında arttıran MHP Samsun’da seçimin kazananı olmuştur.
Kaybeden ise 60 bin oy yitiren AK Partidir.
Seçmen sayısı artmışken AK partinin yitirdiği 60 bin oyun 10 bini de CHP'ye gitmiş.
CHP 10 bin oy artışı sağlamış bir anlamda mevcudu korumuş ve Samsun'da yine ikinci parti olmuştur.
Ama MHP hızlı oy artışı ile CHP'nin adeta ensesindedir.
CHP Samsun'dan 3 milletvekili çıkarabilir miydi?
Bu mümkün görünüyordu.
Biraz daha gayretle MHP'nin yaptığı gibi CHP'de AK Partiden kaçan oyları alabilirdi. Ama gerek adayları ve gerekse biri dışında CHP'nin teşkilatları yeterli gayreti gösteremediler.
Ancak, CHP'nin halen sağdan kaçan oyları alamadığı da bir gerçektir.
Bu nedenle İlkadım ilçe örgütünün dışında CHP için "Başarılı oldular" diyemeyiz.